"Erkek adam ağlamaz" sözü tarih oluyor!

Antalya'da düzenlenen ?erkeklik' sempozyumunda yapılan değerlendirmelere göre; erkekler son 20 yılda hem duygusal, hem de fiziksel olarak değişti. Ağlayan ve bakımlı erkek sayısı giderek artarken, bu durum artık toplum tarafından da normal karşılanıyor.
Soner ÖZCAN / ANTALYA (AHT)
Son 20 yılda Türkiye'de erkeklerde hem fiziksel hem de duygusal anlamda büyük değişiklikler yaşandığını söyleyen Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Esma Durugönül, "Eskiden erkeklerin ağlaması zayıflık olarak algılanırdı. Erkek sürekli güçlü olmak zorunda gibi bir görüş hakimdi. Bu düşünce yavaş yavaş siliniyor. Artık ağlayabilen erkeklerin sayısı artıyor" dedi.
ERKEKLİĞİ VE ERKELERİ TARTIŞTILAR
Akdeniz Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünce düzenlenen "Küreselleşen Dünyada Erkeklik ve Beden" konulu sempozyumda konuşan Doç. Dr. Esma Durugönül, Türkiye'de cinsellik üzerine sempozyumların ve araştırmaların bugüne kadar genellikle kadınlara yönelik yapıldığını belirterek, erkeklik üzerine bilimsel bir sempozyumun ilk kez düzenlendiğini söyledi.
'ERKEKLER LIGHTLAŞIYOR' DEMEK YANLIŞ
Erkeklerin sadece duygusal olarak değil fiziksel olarak da değişime uğradığını belirten Doç. Dr. Durugönül, "Erkekler aslında insanlaşıyor. Çünkü erkeklerin ağlamaması, evin idaresinin sadece ondan sorulması adaletli, hakça değil. ?Erkekler lightlaşıyor' demek yanlış. Bugün ağlayabilen erkeklerin sayısı artıyor. Toplum da bunu doğal görmeye başlıyor. Toplumdaki erkeğin her zaman güçlü olması gerektiği düşüncesi yavaş yavaş siliniyor" dedi.
BAKIMLI ERKEKLERİN SAYISI ARTIYOR
Günümüzde bakımlı erkeklerin sayısının giderek arttığını söyleyen Durugönül, "Metro seksüel erkek yani bakımlı erkek kavramı hayatımıza yerleşti. Erkeklerin saç uzatması, pedikür yaptırması, artık anormal karşılanmıyor. Bu da garip değil. Bunda ekonomik gelişmeler ve insanların sosyo-kültürel yaşantılarının değişmesi etkili. Kentleşme de erkeklerin değişiminde önemli bir etken" dedi.
AKADEMİSYENLER ARAŞTIRMA YAPAMIYOR
Yurtdışından da ilgili akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilen sempozyumda eşcinsellik konusunun da tartışıldığını anlatan Durugönül, eşcinselliğin artmadığını, sadece insanların artık insanların cinsel kimliklerini daha rahat açıklayabildiğini söyledi. Türkiye'de ise eşcinselliğin hala tabu olduğunu belirten Durugönül, "Akademisyenler bile o yakıştırmaya maruz kalmamak için bu konuda araştırma yapmaya çekiniyor" diye konuştu.
16.10.2009