=== Yalemforum ===  

Anasayfa Kimler Çevirimiçi Bugünkü Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   === Yalemforum === > SOSYAL PAYLAŞIM > Anketlerimiz
Google
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Anketlerimiz Lütfen anketlerimize katılın.

Tags: , , ,

Anketimiz: Refaranduma Evet mi Hayır mı?
Evet 6 24,00%
Hayır 19 76,00%
Boş 0 0%
Katılımcı sayısı: 25. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 27.07.10, 14:21  
ByÇellist
Bizden Biri
 
ByÇellist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.07.06
Nerden: Konya Hava Savunma
Yaş: 27
Mesajlar: 2.490
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 328
335 Mesajına 808 Kere Teşekkür Edlidi
ByÇellist - MSN üzeri Mesaj gönder ByÇellist - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Referandum


referandum
referandum
referandum
__________________
Kpss Pırafösörü
http://img218.imageshack.us/i/avatar153mq3lh1.gif/
ByÇellist isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler
Alt 27.08.10, 01:12   #41
coyote
Moderatör
 
coyote - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.03.06
Nerden: Ankara
Yaş: 25
Mesajlar: 3.795
Konular: 354
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 93
425 Mesajına 856 Kere Teşekkür Edlidi
coyote - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Referandum


Alıntı:
acemi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bu konuda - eğer bir daha siteye uğrarsa - sayın samsunbm'nin neden evet demek gerektiğini açıklayan bir yazı yazmasını istiyorum. başlığı inceleyenlere anlatsın neden evet demek gerektiğini.

sayın samsunbm'nin tek seferlik mesaj yazan bir üye olması ihtimaline karşılık bu yazıyı-açıklamayı sayın byçellist'ten de bekliyorum.

sayın coyote'yi de neden hayır demek gerek sorusuna cevap verecek bir merci olarak kabul ediyorum. ve başlığa katılım gösterecek diğer hayır diyecek arkadaşlardanda katılım bekliyorum neden hayır demek gerektiği hususunda...

desteklerinizle başlık biraz hareketlensin arkadaşlar.


katılımlarınız için teşekkür ederim.
ben teşekkür ederim şekerim.
coyote isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27.08.10, 14:09   #42
acemi
Bizden Biri
 
acemi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.05.06
Nerden: ankara
Yaş: 27
Mesajlar: 4.116
Konular: 484
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 1.265
594 Mesajına 1.244 Kere Teşekkür Edlidi
acemi - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Referandum


konuyla ilgili şöyle bir şey var;

Alıntı:
Referandum adına Sahnelerde kiminin boyu, kiminin parası, kiminin timsah gözyaşları,kiminin ibadeti reklam panolarına asıldı.
Çünkü OKUMUŞ olması beklenen İNSANLARIN DAHİ okumadığı,
OKUYANLARIN asla ANLAMADIĞI,
bir HİTLER DEMOKRASİSİ oyunu sergilendi.

Seyirci ise Oyunun başrol oyuncularının ezberlerini öğrendi.

Hemen hiç Kimse "bu yargı kimi yargılayacak" diye sormadı.

Okumadı, düşünmedi.

‎1961 Anayasası Askeri darbe Anayasası idi. Anayasa Mahkemesi 15 asil üyeden oluşuyordu.4 yıl görev süreli idi.
15 asil üyeninsadece bir tanesini Cumhurbaşkanı atama ile seçiyordu.
Yargıtay 4 üyesini, Danıştay 3 üyesini, Sayıştay 1 üyesini kendisi seçiyordu.
Meclis ise 5 üyeyi meclise üye olmayanlardan seçiyordu.
Cumhurbaşkanı bu seçimlere karışamıyordu.

‎1982 Anayasası da Askeri darbe Anayasası idi. Anayasa Mahkemesi 11 üyeden oluşuyordu. 4 yıl görev süreli idi.
Cumhurbaşkanı 3 üyeyi kendisi , kalan 8 üyeyi Yargıtay,Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri İdare Mahkemesi ve Sayıştay'ın
SEÇTİKLERİ ARASINDAN BEĞENDİKLERİNİ ATIYORDU. (her üç aday içinden en az oyu alan olsa bile)
Darbe kendini korumak istiyordu biz HAYIR oyu verdik.


‎2010 Anayasası; tam 12 yıl görev süreli 17 Anayasa Mahkemesi üyesi olacak.
Cumhurbaşkanı bunlardan 4 üyeyi kendisi doğrudan atayarak,
6 üyeyi Hükümetin uygun gördükleri arasından atayarak,
7 üyeyi Yargı üyelerinin seçtikleri arasından kendi uygun gördüklerini ATAYARAK seçecek.
Meclis Sadece 3 üyeyi seçebilecek.

‎2010 Anayasası Askeri darbe ile değil, sivil darbe ile oluşacak.
Ve 12 eylül çocuklarının bir kısmı bu Anayasa'ya HİÇ OKUMADAN EVET diyecek.
Bu anayasanın adı SİYASİ YARGININ ANAYASALLAŞMASI OLACAK!
Ama Halka "çoğulcu demokrasi" adı ile sunulacak..

12 EYLÜL Anayasası değişirken, Yargının Kuvvetler BİRLİĞİ oluşturmasından çıkıp,
Bağımsız olmasınının SAĞLANMASI beklenirdi.

bu sebeple de; Yapılacak değişiklik ile,

Askeri Cunta Anayasasının daha da Sağlamlaştırılması değil,

Sivil Toplum Örgütlerinden, Siyasi Partilerden, Meslek Odalarından, Yeterlilik almış ve SEÇİLMİŞ İNSANLARIN ANAYASA MAHKEMESİ ÜYESİ
olmaları yolunda demokrasi adımı atılması, YARGININ HERKES İÇİN GÜVEN olması gerekirdi.

12 eylül 2010 tarihi Bu ülke için son derece Talihsiz bir tarih olarak TARİHE GEÇECEKTİR.
Hiç Bir Anayasa PAKET HALİNDE değişiklik ile halk oyuna sunulamaz. Çünkü içindeki kandırmaca maddeler
Temel değişikliğin üstüne örtülen parıltılı bir ŞAL dan ibarettir.

Siyasi tercihler değişebilir. Bugün Radikal sağ , yarın Radikal İslam, öbür gün Radikal sol partileri gelebilir.
Ama Her gelen Siyasi tercih yetkisini YARGI üzerinde kullanabildiği
süre boyunca YARGI SADECE SİYASİ olacaktır. Ve KENDİ İKTİDARINI ASLA SORUŞTURAMIYACAKTIR:

Düşüncelerimi, Anayasaları hiç okumayıp, sadece hukukçular anlarmış sanıp,
ama sandık başına oy vermek için gidecek olan herkese aktarmayı görev bildim.
--
Av.Hatice işlekel

Talatpaşa Bulvarı no:68/7 Alsancak-İZMİR
ece temelkuran'dan referandum ve referandum mitingleri üzerine bir yazı

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Alıntı:
Evet, bu da oldu:
Siyaset, "Buraya çöp döken eşektir!" formatına bağlandı. Sıcaklar, oruç, referandum hezeyanı derken makara hepten boşaldı.
Kayseri'de, ferah feza konuşuyor Tayyip Bey:
"Anayasaya hayır diyenler kimleeeer?! CHP, MHP, Türkiye Komünist Partisi!"
Alan, galeyana geliyor:
"Yuuuuh!"
Cümlede yuhalanacak sözcük malumunuzdur herhalde. Kemal Sunal'ın bir filminde dediği gibi "P..t, p...k gibi bir şey" demek olan komünist sözcüğü halkımızda beklenen, hasretle özlenen coşkulu öfkeyi yaratıyor. Tayyip Bey, muhafazakâr İslami kesimin komünist avının yılmaz neferleri olduğu o eski, güzel soğuk savaş günlerine bir gidip geliyor. Nostaljik!

TERAKKİPERVER CEMİL BEY

Aynı esnada "ırkçılık" kalesinde... Cemil Çiçek, "Teröristler, çok affedersiniz sünnetsiz" diyor. Tam bir TÖRERİST! Demek ki bazı arkadaşlar öldürdükleri adamların, çok affedersiniz Cemil Bey, şeylerine bakıyorlar. Siz de Cemil Bey, çok pardon, ölü insanların şeylerine bakan bu şeylerin laflarını şey ediyorsunuz. Tebrikler! "Flört eden kızlar fahişedir" dediğiniz o eski günleri hatırlayınca... Muazzam bir terakki!

VAZİYET ŞOKELLA!

İşler biraz karışıyor mu, yoksa bana mı öyle geliyor. Yani mesela referandum 12 Eylül günü değil de birkaç hafta daha sonra olsa, bu gerilim biraz daha artsa, herkes özündeki "ezberine" dönmeye başlasa basbayağı enteresanlaşacak durum. Hatta şimdiden hava döndü gibi. Hayır oyu verecek ya da boykot edecek insanlar üzerindeki baskı arttıkça tereddütler dağılıyor gibi görünüyor. "Referandumda hayır oyu verenler eşektir" denmesine beş var. Karşılığında da "Ben eşeksem sen de eşşoğ..." gibi bir tepki yükseliyor. İkisi de birbirinden şokella!
Hele Kürt siyasetinin oturduğu tehlikeli pazarlık masası var ki... Neyse...
Onu zamanı gelince yazacağım. Çok söyleyecek lafım var. Muhtemelen "Taşa çaldım namusumu arımı" türküsünden alıntıyla koyacağım başlığını. Şimdilik "Allah yazdırmasın!" diyor ve geçiyorum.

BIKANLAR ORDUSU

İşte birde bu işten topyekûn sıkılanlar ordusu var. Ben kendimi orada mütevazı bir nefer olarak görüyorum. Bıkanlar kitlesinin kendi halinde bir parçası. Vapurlarda TV 24'ten bağırtılan Başbakan'ı her akşam eve giderken dinlemek zorunda kalanlar mesela... Gitmediği mitinglerde okunan, "Beraber yürüdük biz bu yollarda... " andına maruz kalanlar... Gazeteyi okumasa, televizyonu izlemese, radyoyu duymasa bile bir biçimde kulağına çalınmak suretiyle müptezellikten haberdar olma talihsizliğine mahkûm olanlar... Hırstan ağzı köpürmüş tarafların yüzlerini, gözünün takılması sebebiyle görmek gafletinden kurtulamayanlar... "Oh yes!" demediği için haysiyetinden fıtratına kadar her şeyi masaya yatırılanlar... İnsanı acayipleştiren bu acayipliğin dışında kalmak için her yola başvurup da dermansız düşenler... Statükocu, şeytan kulağına kurşun darbeci olmaktan başını yeni almışken şimdi bir de, Allah muhafaza, sünnetsiz ve komünist durumuna düşürülenler... Onlar ne diyor?

HAYAT SON SÖZÜ SÖYLER AMA...

"Tehlikenin farkında mısınız?" diye soruyorlar. Sormak isterim ben de. Bu rezilleşmenin taraflarından biri olmaya karar verdikten sonra geri dönüş yolu çok uzun: Tehlikenin farkında mısınız? Kırıp döktüklerinizin tamiri mümkün değil, en çok kendinizde. Bu 12 Eylül'-ün birde 13 Eylül'ü var. Bu dilin parçası olduktan sonra insanın ağzından kiri gitmez, pası geçmez. Sen artık o dili konuşan bir insan olursun, o sözcükleri sarf etmiş bir insan. "Söz olur semaya karışır" deme, biliyor musun kardeş, ses kaybolmuyor uzayda. Hepimizin sesleri dolaşıp duruyor göklerde. Sesin keskin kenarının kesiği, kâğıt kesiği... Bunların yarası kolay geçmiyor. Hep çift taraflıdır bu bıçaklar, seni de kesiyor.
Bu dönem öyle bir dönem ki, sadece referandum süreciyle ilgili değil, daha geniş bir zaman dilimi için söylüyorum bunu, mesele haysiyetini korumak, dilini esirgemek, dirayetini sakınmak. Bunun için "kıyıda" durmak gerekiyorsa, evet, kıyıda durmak! Bunun için "etkisiz eleman" olmaksa evet olmak! Funda Arar'ın dediği gibi:
"Evet hayat son sözü söyler ama... Benim de cümlelerim var!"


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
tövbekar iktisatçı!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu acemi tarafından (27.08.10 Saat 23:33 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Automerged Doublepost
acemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler
Alt 29.08.10, 18:21   #43
acemi
Bizden Biri
 
acemi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.05.06
Nerden: ankara
Yaş: 27
Mesajlar: 4.116
Konular: 484
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 1.265
594 Mesajına 1.244 Kere Teşekkür Edlidi
acemi - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Referandum


konuyla ilgili daha önce sarfettiğim düşünleri açıklar nitelikte bir yazı;

Alıntı:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Bundan 10 küsür yıl evvel entelektüel çevrelerce, siyasi polemiklerde; Tükiye'nin gözünün kör olduğu, geleceğe bodozlama ilerlediği söylenirdi. Adamların (Amerika'nın) 50 yıllık kalkınma planlarının olduğu, yatırımların ona göre yapıldığından dem vurulurdu. Bu durum özellikle Çiller'li, Yılmaz'lı, Akbulut'lu zamanlarda yani koalisyonla gelen ve ömürleri 1 yıl civarı olan iktidarlar zamanında daha bir belirginleşti. Yok abicim yok, bizimkilerde iş yok!


İşte tam bu zamanlarda noolduysa oldu. Öyle bir parti ortaya çıktıki klasik partilerin tozlu amblemlerine benzemeyen, fondotenli fotoğraflarla poz veren isimlerden kurulu, ismi bile bir garip, SHP,CHP,DSP, DP falan değil; farklı... AK Parti ya da geleneksel çağrılma biçimiyle AKP. Bu isim hem açıldığında diğer partiler gibi Adalet ve Kalkınma partisi oluyor ve hemde kapalıyken bile anlamlıydı. Yani ak'tı.


Birde ilk çıkışı sularında bir destan oynuyordu. Sanırsınki “milli tarih” derslerinde hikayelenen ve ezberletilen, doğu kolu hanıyla, batı kolu hakanın birlikteliği. İki gardaştan biri mazlum durumda... Herkes onu istiyor ama statükocu devlet (eskinin temsili olan CHP) onu içeri atıyor. Diğeri koltuğa geçiyor ama pek bir mahsun.


Efenm,
işte şiirden dolayı içeri giren, 2 ay yattıktan sonra dışarı çıkınca, diğeride garındaşını bağrına basıyor ve ödünç almış olduğu tüm halkça bilinen koltuğunu geri bırakıyor. Diğeride (sonraları anlıyoruz ki ) diğerine daha büyük koltuğu ikram edecekmiş. İşte yüce Türk milletinin hep hayalini kurduğu hikayelerdeki gibi bir siyasi kalite geliyor. Haşmetlülerimiz iş başında. Bu olay o kadar heyecan vericiki 367'ydi, 1 eksikti - 1 fazlaydı...


“Kasımpaşalılık” lümpen dilde ne ifade ediyorsa ve halkımız bu sıfatı ne kadarda seviyorsa (bkz Seda Sayan) yeni başbakanımızda tam bunun hakkını veriyor. Kasımpaşalı. Üstelik futbol oynuyor. Aaa şu işe bak! Bizim memleketin insanıda pek bir sever futbolu.


“Çalışmak, çalışmak, çalışmak” diyor. Herkes suspus. Nede olsa hem iman hemde ırk çalışmayı yüceltiyor. Emeklilik yaşı kendilerinden önce 42'ymiş olmaaaz, ölene kadar çalışmalı. Kim neden-nasıl hayır diyebilirki? Sosyal hak desen hööst komünist misin yoksa? Çünkü sosyal dedin!


Buna karşılık hayırsız, züppe evlat misali babadan kalan tüm malları satıveriyor. Özelleştirilmeli! Tüm dükkanları satıp işine devam ediyor. Ne işi kaldıysa artık?


Birde CHP var. SHP'den ayrılıp solculuk taslayan. Atatürk'ün partisi olduğu sürekli vurgulanıyor. Cumhuriyet sonrası eskide kalan ne varsa temsilcisi. Ecevit zamanları yani has solcu olduğu zamanlar ise yanlışlar yapılmış, CHP'nin kara lekesi. AKP ise değişim diyor o zamanlar. Sağla, sol yer değiştirmiş sanki! Başlıyor ekranda bir kedi köpek dalaşı. Bu partiler kuruluşlarından sonra çok geçmeden Ankara'ya iki koca bina dikiyorlar. Artık iktidar bu ikisinin elinde. Birkaç yıl geçmeden CHP dünya sosyalist birlikten de ayrılıyor. Hiç işi olmaz onlarla.


Akp değiştiriyor, -Chp'nin simgelediği ne varsa değiştiriyor.


Ekranlar bu ikisinden başka hiç bir şey göstermiyor. Herşey tartışılabilir oluyor ama bu iki kutup içinde. Bu paradigmanın dışına çıkabilecek herşey denetlenip, yasaklanıyor. Kontrol altına alınıyor. Neden? Ya Atatürk'e hakaret ya peygambere ya da Türk tipi aile...


Tezkereler sürekli yenileniyor. Tüm yetkiler artırılıyor. Ama tv'de demokrasi söylemleri gırla...


Yedi yıl evvel birsürü adalet sarayı inşaatına başlanıyor. Bitmek üzereyken hoop anayasa değişikliği. Nede güzel denk geldi. Zaten bizde yeni hukuk sistemine geçiyorduk, artık yeni saraylarda...


Bir dava başlıyorki dava süreci yeni oluşacak hukuk sistemi içinde ancak çözümlenmek üzere tasarlanmış, nasıl olsa değişecek ya anayasa...




Bir zamanlar partiler vardı, gücünü halktan alan. Şimdi ise koca binaları var halkın ancakveancak seyrettiği...


Bir zamanlar haberler vardı. Tatsız tuzsuz keyifsiz.. şimdi ise senaryoları o kadar güçlü ki seyretmeye doyamıyoruz.


Siyasal olaylar; geçmişimizden, toplumsal bilinçaltımızdan, bilişsel simgelerimizden esinlenerek hazırlanıyor, bize ise rastlanılara şaşırmak kalıyor.


Tabi şaka yapmıyorum...


Amerikan Drama Review'ın başındaki adam yani tiyatro alanındaki en yetkin isim olan ve yazıları son 30 yılda en çok alıntılanan Prof. Dr. Richard Schechner 1976 yılında bakınız nasıl bir matematik çıkarıyor.


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




Ona göre politikacı, aktivist, militan, terörist tiyatro tekniklerini kullanarak iş yapmaktadırlar. Mesela sonradan yazdığı haliyle, yeni yüzyılın en büyük gösterisini Usame Bin Laden 2001'de sahnelemiştir.




Haa ne diyeceğim işte. 12 Eylül darbesi ve anayasası, 30. yılında, tam da o günde bir referandumla değiştirilmek isteniyor.


Hadi yaa. Bak sen şu işe...


1982 yılında Baudrilard'nın söylediği haliyle; artık simülasyon çağına girdik. Tamamen edilgen biçimde seyredeceğimiz bir dünyanın içindeyiz. Ya da onun ifadesiyle gösterenle-gösterilenin yer değiştirdiği bir zamandayız.


Bizimde artık modern ülkeler gibi derin kalkınma planlarımız var, -şirketlerin güdümünde. Bu halka nasıl başbakan lazımsa öylesi ortaya çıkıyor. Uzun boylu mesela...


Oy falan veriyoruz ya hani bakmayın siz ona..


Bu seçimler tek bir şey için yapılıyor. O da reytinglerini ölçmek. Sandığa gidip her tarafımızdan bombardıman halinde gelen mesajları alıp almadığımızı ölçüyorlar. Tek baktıkları ise katılımlar... Katılım varsa, - “evet” veya “hayır” farketmez.


Ancak bu 12 Eylül tarihi başka bir şey daha gösteriyor. Katılımın gerçekten düşük çıkma olasılığından korkuluyor. Hatırlanırsa Dağlıca baskının olduğu gün bir seçim vardı. Buna benzer, Evet-Hayır... %67 katılım oranlı...


12 Eylül'ün tek bir anlamı var. Sansasyonel bir tarih. İlgi çekici. Cazip...


Politik aktörler ile dizi aktörleri arasında Hiçbir fark kalmadı! İnanmıyorsanız ekranınızda her iki show arasındaki çözünürlük farkına bakın. Aynı olduğunu göreceksiniz.




Muhabbetle...


Tablo: Richard Schechner, A Traditional Way of Spectating Now Part of the Avant-Garde, Performing Arts Journal, Vol. 1, No. 1 (Spring, 1976), pp. 8-19, syf 12

http://modernwish-yesil.blogspot.com/2010/08/peki-neden-12-eylul.html
__________________
tövbekar iktisatçı!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
acemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.08.10, 04:58   #44
soadpark
Administrator
 
soadpark - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.07.05
Nerden: Ankara
Yaş: 28
Mesajlar: 8.173
Konular: 1788
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 1.021
995 Mesajına 2.868 Kere Teşekkür Edlidi
soadpark - MSN üzeri Mesaj gönder soadpark - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Referandum


Bende hayır diyenlerdenim.Zaten herşeye evet evet diyen bi milletiz.Konuya hakim olmaktansa "evet" cevabı daha ılımlı geliyor insanlara.Neden "hayır" diyip aykırı olsun ki ? Dimi ?

Kod:
12 Eylül 2010 günü yapılacak referandumda anayasanın bazı  maddelerinin değişimi halk oylamasına sunulacak. Ak Parti vatandaştan  "evet" oyu beklediğini söylerken CHP ve MHP "hayır" oyu verilmesini  istediler. 12 eylül referandumda oylanacak maddeler şöyle:
 ANAYASA MAHKEMESİNİN YAPISI 

 Anayasa Mahkemesi yeniden yapılandırılacak. Halen 11 asıl 4 yedek  üyeli Anayasa Mahkemesi, 17 asıl üyeden oluşacak. TBMM, 2 üyeyi,  Sayıştay Genel Kurulunun gösterdiği 3′er aday arasından, 1 üyeyi ise  baro başkanlarının avukatlar arasından göstereceği 3 aday arasından  gizli oyla seçecek. 

Cumhurbaşkanı, 3 üyeyi Yargıtay, 2 üyeyi Danıştay, 1 üyeyi Askeri  Yargıtay, 1 üyeyi Askeri Yüksek İdare Mahkemesince gösterilecek 3′er  aday içinden; en az ikisi hukukçu olmak üzere 3 üyeyi ise YÖK’ün kendi  üyesi olmayan yüksek öğretim kurumları öğretim üyeleri arasından  göstereceği 3′er aday içinden seçecek. Cumhurbaşkanı, 4 üyeyi de üst  kademe yöneticileri, serbest avukatlar, 1. sınıf hakim ve savcılar ile  en az 5 yıl raportörlük yapmış Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından  belirleyecek. 

Anayasa Mahkemesi iki bölüm ve Genel Kurul halinde çalışacak. Bölümler,  başkanvekilinin başkanlığında 4 üyenin katılımı ile toplanacak. Genel  Kurul ise mahkeme başkanının veya başkanın belirleyeceği başkanvekilinin  başkanlığında en az 12 üye ile toplanacak. Bölümler ve genel kurul,  kararlarını salt çoğunluk ile alacak. 

Siyasi partilere ilişkin dava ve başvurulara, iptal ve itiraz davaları  ile Yüce Divan sıfatıyla yürütülecek yargılamalara, Genel Kurul bakacak.  

Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliğinde iptale, siyasi partilerin  kapatılmasına ya da devlet yardımından yoksun bırakılmasına karar  verilebilmesi için toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çokluğuyla  karar alacak. 

Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları, Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanacak. 

Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan  işleri, dosya üzerinden inceleyecek. Ancak, bireysel başvurularda  duruşma yapılmasına karar verilebilecek. Mahkeme, gerekli gördüğü  hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu üzerinde  bilgisi olanları çağırabilecek, siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin  davalarda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen  siyasi partinin genel başkanlığının veya tayin edeceği bir vekilin  savunmasını dinleyecek. 

Anayasa Mahkemesi üyeleri arasından gizli oyla ve üye tamsayısının salt  çoğunluğu ile 4 yıl için bir başkan ve iki başkanvekili seçilecek. Görev  süresi bitenler yeniden seçilebilecek. 

Anayasa Mahkemesi üyeleri 12 yıl için seçilecek. Bir kişi 2 defa üyeliğe  seçilemeyecek. 12 yıldan önce yaş sınırını dolduran üye emekliye  ayrılacak. 

Anayasa Mahkemesinin mevcut yedek üyeleri ”asıl üye” sıfatını kazanacak. 
 YÜCE DİVAN 

 Anayasa Mahkemesine kişisel başvuru yapılabilecek. Meclis Başkanı,  Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ile Jandarma Genel Komutanı da  görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanacak. Yüce  Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilecek. Genel  Kurulun yeniden inceleme sonucu verdiği kararlar kesin olacak. 

Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyeleri için ”hakimlik teminatı” geçerli olacak. 
 HSYK’NIN YAPISI 

 Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yeniden yapılandırılacak.  HSYK’nın halen 7 olan üye sayısı 22′e, 5 olan yedek üye sayısı ise 12′a  çıkarılacak. HSYK, 3 daire halinde çalışacak. 

HSYK’nın Başkanı, Adalet Bakanı olmaya devam edecek. Adalet Bakanlığı Müsteşarının Kurulda yer alması uygulaması da sürecek. 

Kurulun, 4 asıl üyesi, yüksek öğretim kurumlarının hukuk, iktisat ve  siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri, üst kademe  yöneticileri ile avukatlar arasından Cumhurbaşkanınca; 3 asıl ve 3 yedek  üyesi, Yargıtay üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca; 2 asıl ve 2  yedek üyesi, Danıştay üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca; 1  asıl ve 1 yedek üyesi, Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulunca kendi  üyeleri arasından; 7 asıl ve 4 yedek üyesi, birinci sınıf olup, birinci  sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş adli yargı hakim ve  savcıları arasından adli yargı hakim ve savcılarınca; 3 asıl ve 2 yedek  üyesi idari yargı hakim ve savcıları arasından idari yargı hakim ve  savcılarınca dört yıl için seçilecek. Süresi biten üyeler yeniden  seçilebilecek. 

Kurul üyeliği seçimi, üyelerin görev süresinin dolmasından önceki 60 gün içinde yapılacak. 

Kurulun ”meslekten çıkarma” cezasına ilişkin kararlarına itiraz yolu  getirilecek. Kurulun diğer kararlarına karşı yargı mercilerine  başvurulamayacak. 

HSYK’nın mevcut asıl ve yedek üyelerinin görevleri, seçildikleri sürenin sonuna kadar devam edecek. 
 GEÇİCİ 15. MADDE 

 Ekonomik ve Sosyal Konsey” Anayasa kapsamına alınacak. 

12 Eylül dönemindeki Milli Güvenlik Konseyi üyeleri ile bu dönemde  kurulan hükümetler ve Danışma Meclisi’nde görev alanların yargılanmasını  önleyen geçici 15. maddesi yürürlükten kaldırıldı.
 Kadın-erkek eşitliği konusunda alınacak tedbirler, Anayasanın eşitlik  ilkesine aykırı olarak yorumlanamayacak. Çocuklar, yaşlılar ve  özürlüler ile harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve  gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacak. 
 KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI 

 Herkes kendisi ile ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme  hakkına sahip olacak. Bu hak, kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler  hakkında bilgilendirme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya  silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp  kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsayacak. Kişisel veriler ancak kanunda  öngörülen hallerde veya kişinin açık rızası ile işlenebilecek. 
 YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI 

 Yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması nedeniyle ve hakim kararıyla sınırlandırabilecek.
 ÇOCUK İSTİSMARI 

 Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça  aykırı olmadıkça ana ve babası ile kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve  sürdürme hakkına sahip olacak. Devlet, her türlü istismara karşı  çocukları koruyucu tedbirleri alacak. 
 SENDİKA VE TOPLU SÖZLEŞME 

 Aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olunabilecek. Memurlara ve  diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma hakkı tanınacak. Toplu  sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde, taraflar Kamu  Görevlileri Kuruluna başvurabilecek. Kurul kararları, kesin ve toplu  sözleşme hükmünde olacak. Toplu sözleşme emeklilere de yansıtılacak. 

Greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri  sonucu grev uygulanan iş yerinde neden oldukları maddi zarardan sendika  sorumlu tutulamayacak. Siyasi amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grevi ve  lokavtı, genel grev ve lokavt, iş yeri işgali, iş yavaşlatma, verim  düşürme ve diğer direnişlere ilişkin yasaklar kaldırılacak.
 KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU 

 ”Kamu Denetçiliği Kurumu” (ombudsmanlık) oluşturulacak. Kurum, TBMM  Başkanlığına bağlı olarak kurulacak ve idarenin işleyişi ile ilgili  şikayetleri inceleyecek. Kamu başdenetçisi TBMM tarafından gizli oyla ve  4 yıl için seçilecek. Milletvekilliğinin düşürülmesi uygulaması  kaldırılacak. 

TBMM Başkanlık Divanı 2. dönem sonuna kadar görev yapacak. 
 YÜKSEK ASKERİ ŞURA KARARLARI 

 Yüksek Askeri Şuranın (YAŞ) terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle  emekliye ayırma hariç, her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı  yolu açılacak. 

İdari yargı, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olacak, ”yerindelik denetimi” yapılamayacak. 
 TOPLU SÖZLEŞME HAKKI 

 Memurlara verilen uyarma ve kınama cezaları yargı denetimine  açılacak. Adalet hizmetleri ile savcıların idari görevleri yönünden  Adalet Bakanlığınca denetimi, adalet müfettişleri ile hakim ve savcı  mesleğinden olan iç denetçiler; araştırma, inceleme ve soruşturma  işlemleri ise adalet müfettişlerince yapılacak. 
 ASKERİ YARGI 

 Askeri yargının görev alanı yeniden belirlenecek. Askeri yargı,  askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülecek. Askeri  mahkemeler, asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlar ile bunların  asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili  olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli olacak. 

Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı  suçlara ait davalar, her durumda adliye mahkemelerinde görülecek. 

Siviller, savaş hali dışında askeri mahkemelerde yargılanamayacak.
__________________
PAYLAŞ----------------------TARTIŞ
DÜŞÜN------------- EĞLEN
KONUŞ
soadpark isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler
Alt 31.08.10, 03:01   #45
acemi
Bizden Biri
 
acemi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.05.06
Nerden: ankara
Yaş: 27
Mesajlar: 4.116
Konular: 484
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 1.265
594 Mesajına 1.244 Kere Teşekkür Edlidi
acemi - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Referandum


bir başka video 5N1K programında Müjdat Gezen'in sorusu düşündürücü...


konulya ilgili farklı bir bakış açısı. referandumda oylanacak olan değişikliklerin dışında eski anayasada değiştirilmeyen neler var?

Alıntı:
- 12 Eylül Anayasası çok eleştirildi. Ama üzerinde en fazla durulan iki konu, bu anayasanın işçi sınıfının ve geniş halk kesimlerinin örgütlenme ve siyaset yapma hakkını büyük ölçüde gasp edip baskı ve yasakları meşru hale getirdiği ve yürütme erkini yasama ve yargı karşısında çok güçlendirdiğiydi. AKP, Anayasa'nın bu iki özelliğini koruyor, hatta bazı açılardan 12 Eylül'ü mumla aratacak düzenlemeler getiriyor.
- Geride kalan yıllarda 12 Eylül Anayasası'nın birçok maddesi değiştirildi. Bu değişiklikler, 12 Eylül Anayasası'na bir başka özellik daha ekledi: T.C. Anayasası özelleştirmeci bir karakter kazandı. Bu doğrultudaki değişiklik Ecevit'in başbakanlığı dönemine denk gelirken, AKP hükümeti zamanında yapılan değişikliklerin bir bölümü de aynı çizgide oldu.
- 2004’te, demokratikleşme iddiasındaki AKP iktidarında Anayasa'nın 17. maddesine ek yaparak devlete "öldürme hakkı" verildi. "Meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciinin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme filleri, birinci fıkra hükmü dışındadır" denilerek, insan yaşamına belli hallerde kastedilebileceği hükme bağlandı.
- AKP hükümetinin bazı değişiklikleri ise tam anlamıyla kandırmaca niteliği taşıyordu. Örneğin eşitliklere vurgu yapan 10. maddeye türban yasağını delmek için eklenen bir cümle, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. AKP'nin bu girişimi, tıpklı bugün olduğu gibi Erdoğan ve ekibinin özgürlükleri yalnızca kendisine yonttuğunu söyleyenleri haklı çıkardı.
AKP'nin 12 Eylül Anayasası'nda görmedikleri
- Anayasa'nın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına olanak sağlayan hükümler, siyasi iktidarların baskı ve zorbalığına yasal kılıf oluyor. Hükümet bu maddeden çok memnun.
- 20. maddede bazı değişiklikler yapılıyor ama bazı durumlarda hâkim kararı olmaksızın kişilerin ve eşyalarının aranabilmesine olanak tanıyan ve pratikte polise büyük bir yetki veren paragrafa hiç dokunulmuyor.
- Benzer bir biçimde 22. maddeye 2001 yılında eklenerek haberleşme özgürlüğünü ortadan kaldıran paragraf AKP tarafından korunuyor.
- 24. maddede "zorunlu din dersi" anayasal bir yükümlülük olmaya devam ediyor.
- 26. maddede formüle edilen "düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti"ni kısıtlayan bölümlerle AKP hiç ilgilenmiyor.
- 28. maddede süreli yayınların hâkim kararı olmaksızın valilik marifetiyle toplatılmasına olanak sağlayan hüküm, AKP demokrasisinin gereği olarak yerinde duruyor.
- 33. maddede mülki amir tarafından yine mahkeme kararı olmaksızın derneklerin faaliyetinin durdurulmasının mümkün olduğu yazıyor. AKP'ye göre bu da demokrasi gereği.
- 42. maddede anadilde eğitim yasağı sürüyor, açılımcı AKP'nin umurunda değil.
- Aynı madde paralı eğitimin önünü açıyor, hükümetin buna karşı çıkmasını kimse beklemiyor!
- 43. maddede "Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir" deniyor, yağmaya yasal zemin oluşturuluyor.
- Devletleştirmeyi düzenleyen 47. maddeye 1999 yılında yapılan "Devletin, kamu iktisadî teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir"ekiyle özelleştirme hırsızlığı meşrulaştırılıyor. AKP'nin en çok yararlandığı madde bu.
- 51. maddede yer alan şu ifade, sendikaları fiilen ortadan kaldırıyor: "Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir." Hükümet bu maddeyle hiç ilgilenmedi bile.
- 54. madde ise grev yapmayı neredeyse imkansız hale getiriyor.
- 56. maddeyle sağlık hizmetlerinin paralı hale getirilmesi, özel sağlık işletmelerinin kurulması mümkün oluyor.
- 58. madde "Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır. Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır" diyor. Irkçılıktan, militarizmden, hurafelerden, gericilikten, emperyalist kültürden, bencillik ve köşe dönmecilikten tabii ki söz edilmiyor.
- Hak ve özgürlüklerin hangi koşullarda kısıtlanacağını uzun uzun anlatan Anayasa, sosyal güvenlik sistemini şöyle tarif ediyor: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." AKP bu kadar önemsiz bir maddeyi istediği gibi deliyor, bu maddeyi değiştirmeye hiç yeltenmiyor.
- 104. maddede sıralanan ve herkesin "çok fazla" bulduğu Cumhurbaşkanı'nın yetkileri, değişikliklerle kısıtlanmak bir yana, genişletiliyor.
- 125. maddede hükümet ve diğer idari organların uygulamalarına karşı yargı denetiminin çerçevesi çiziliyor, ama bu denetimin bağlayıcılığı somut bir biçimde formüle edilmediğinden, hükümet istediği yargı kararını uygulamıyor. AKP bu maddeden de pek memnun.


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

linkteki yazının bir kısmı alıntılanmıştır.
__________________
tövbekar iktisatçı!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu acemi tarafından (31.08.10 Saat 21:45 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Automerged Doublepost
acemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07.09.10, 02:38   #46
acemi
Bizden Biri
 
acemi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.05.06
Nerden: ankara
Yaş: 27
Mesajlar: 4.116
Konular: 484
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 1.265
594 Mesajına 1.244 Kere Teşekkür Edlidi
acemi - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Referandum


Referandum mitinglerinden manzaralar....









bu arada başlıkta başıma kaldı.
__________________
tövbekar iktisatçı!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
acemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.10, 02:58   #47
acemi
Bizden Biri
 
acemi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.05.06
Nerden: ankara
Yaş: 27
Mesajlar: 4.116
Konular: 484
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 1.265
594 Mesajına 1.244 Kere Teşekkür Edlidi
acemi - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Referandum


Son Olarak: Evet Demek İçin Bir Kaç Neden!

Referanduma çok az kaldı ve anketlerin hiçbirinde %2′lik bir fark bile gözükmemekte. Seçim tahminlerine güvenilen bir şirketin yaptığı son üç referandum anketinden 2 kez hayır, 1 kez de evet önde çıkmış durumda. Yani durum çok bıçak sırtı. Böyle olunca da, taraflar sayılarını arttırmak için çeşitli yöntemler deniyorlar. Ortaya evet, hayır ya da boykot dememizi gerektirecek nedenler sunuyorlar. İşte o gerekçelerden, “Evet demek için bir kaç neden”: (Garanti veriyorum, okuduktan sonra Hayır diyemeyeceksiniz!) * Çanakkale’de anayasa değişiklik paketi rederandumuna ilişkin ‘hayır’ bildirisi dağıtan Halkevciler polis tarafından gözaltına alındı. Polis gözaltına aldığı iki Halkevciye sözlü ve fiziki işkence uyguladı.
Sağlık kontrolüne götürdükleri Halkevcilere yolda da şiddet uygulayan Gelibolu polisi, hastanede de saldırısını sürdürdü. Polis, sağlık personelinin gözleri önünde gözaltındakilere “Dağa çıkın da öldürelim sizi, böyle uğraşmayalım sizinle” dedi. Bu sözlere “AKP’nin anayasasına hayır demek suç mu” karşılığı veren Halkevcilere polisin yanıtı yine saldırı şeklinde oldu.
‘Evet’çi polislerin saldırgan tutumu sağlık kontrolü sonrasında da devam etti. Karakolda çanta araması yapan polis “Yavaş boşalt lan çantayı, belki içinde bomba var, yavaş ol yoksa senin için kötü olur” gibi sözlerle tehditlerini sürdürdü. Polis Halkevcilere “Bundan sonra bildiri dağıtır hayır derseniz sizi mahfederim, 6 tane dosyam var bir tane daha eklenir” dedi. Bu sırada karakola gelen bir diğer polis de “Hayırınızı s…” diyerek gözaltındakilere tekrar saldırdı.
* İstanbul Şişli’deki Perpa Çarşısı önünde ‘Referanduma Hayır’ bildirisi dağıtan ÖDP’lilere saldıran sivil bir polis önce bildiriyi yırttı sonra küfür ederek silahına davrandı.
Bildiri dağıtan 7 kişilik grubun içinde yer alan Sezgin İpek, “Yanımıza birden sivil giyimli iki şahıs belirdi. Biz de önce fark edemediysek de beyaz gömlekli uzun boylu olan yanımıza gelip ‘ Ver bakim’ diye emir vaki bir şekilde bir bildiri istedi. Bildiriye 1 saniye göz gezdirdikten sonra yüzümüze alaycı bir biçimde bakarak bildiriyi yırttı ve ‘S….. Ecdadınızı’ diyerek ağza alınmayacak küfürler savurmaya başladı. Biz de doğal olarak tepki gösterdik” sözleriyle olayın nasıl başladığını anlattı.
* CHP Kadın Kolları üyeleri, dün Bahçelievler Fatih Caddesi üzerinde broşür dağıttıkları sırada bir kişi tarafından saldırıya uğradıklarını belirterek, şikayetçi oldular. CHP Kadın Kolları üyesi Gülhan Atılır, Eda Özdemir ve Nuray Taşan hemen karakola giderek, şikayetlerini verdikleri Yenibosna’daki 75. Yıl Polis Merkezi’nde sopayla dövüldüklerini ileri sürdüler.
* Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, sular altında kalacak ”Alliaoni” antik kenti ile ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. ”Alliaoni” diye bir yer yoktur, bu tamamen Paşa Ilıcası adıyla bilinen ve zaman içinde tadilatı yapılmış olan bir kaplıcadır” diyen Eroğlu, Tarkan için de “burnunu sokarsa yanlış olur” dedi.
* Antalya’nın Serik İlçesi’ne bağlı Belek Beldesi’nde referandum çalışmaları kapsamında broşür dağıtan İşçi Partililer, 30- 40 kişilik bir grubun saldırısına uğradı.
Referandum çalışmaları kapsamında, üzerinde ‘Anayasa değişikliğine hayır’ yazılı broşürler dağıtan İşçi Partisi İl Teşkilatı üyeleri, bugün saat 13.00 sıralarında Belek Beldesi’nde kimliği belirsiz 30- 40 kişinin saldırısına uğradı.
İddiaya göre ellerinde demir, sopa ve kiremit bulunan saldırganlar, aralarında İl Başkanı Bilal Şimşir’in de bulunduğu parti üyelerine saldırdı.
* İETT herhangi bir açıklama yapmadan yüzlerce otobüsü Kazlıçeşme’deki AKP mitingine yönlendirdi. Mitinge gitmeyen İstanbullular ise duraklarda uzun süre otobüs beklemek zorunda kaldı.
Sabah saatlerinde otobüs duraklarına giden vatandaşlar ‘Hareket Saatleri Listesi’ yerine duraklara asılı olarak İETT Genel Müdürlüğü imzalı ve üzerinde “Otobüslerimiz yoktur. Özür dileriz” yazan kağıtları buldu.
Bahçeşehir Boğazköy’deki otobüs duraklarına gelen bir vatandaş, günde 15-20 sefer yapılan bir hatta gün boyu tek sefer yapılacağı yönünde ilan asılı olduğunu bildirdi.
* İnşaat Mühendisleri Odası’nın öğrenci örgütlenmesi Genç-İMO, Foça’da “anayasa referandumunda hayır” yürüyüşü düzenledi. Yürüyüşün ardından polis 11 öğrenciyi “çevreye rahatsızlık verdikleri” gerekçesiyle gözaltına aldı.
Başbakan Erdoğan’ın anayasa değişiklik paketi referandumu için yaptığı mitinglerde “demokrasi” vurgusu artarken, sokaklarda bunun tam zıttı yaşanıyor, ‘hayır’ çağrısı yapanlar üzerinde iktidar terörü estiriliyor. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası’nın gençlik örgütlenmesi geçtiğimiz gün İzmir Foça’da “anayasa referandumunda hayır” yürüyüşü gerçekleştirerek basın açıklaması yaptı. Yaz kampı vesilesiyle Foça’da bir araya gelen çok sayıda İMO üyesi öğrencinin gerçekleştirdiği eylem sonrası, polis öğrencilere saldırdı.
* Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, referandum konusunda fikirlerini açıklamayan TÜSİAD’a yönelik olarak, ‘Bitaraf olan bertaraf olur’ açıklaması yaptı.
* HAK-İş Genel Başkanı Salim Uslu, anayasa değişikliği konusunda görüşlerini açıklamayan TOBB ve TÜSİAD’ın aralarında yer aldığı sivil toplum kuruluşlarına yönelik kullandığı ‘konsomatris’ benzetmesini savunmaya devam ederken, sözlerinin hedefini kendisini sert bir şekilde eleştiren TÜSİAD’a çevirdi.
* Demokrat Parti İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Emrah Toprak ve üyeler, İstanbul Güngören’de “Hayır” broşürleri dağıtırken, bir belediye aracından inen AKP’lilerin, saldırısına uğradı ve dövüldü.
* CHP’nin İstanbul Kağıthane’deki referandum standına gece saat 23.00′te gerçekleştirilen saldırıda 4 kişi yaralandı. Kadın Kolları Başkanı Figen Beyaz’ın durumunun ise ağır olduğu öğrenildi.
Gördüğünüz gibi, demokrasi getireceği, en azından demokrasinin sınırlarını genişleteceği söylenerek savunulan Anayasa değişikliği paketine hayır demenin bir kaç karşılığı. Eh demokrasi düşmanlığının da bu kadarcık bedeli olsun değil mi? Artık siz de başınıza gelebilecekleri bilen insanlar olarak: Hayır der misiniz!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
tövbekar iktisatçı!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
acemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.10, 11:15   #48
soadpark
Administrator
 
soadpark - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.07.05
Nerden: Ankara
Yaş: 28
Mesajlar: 8.173
Konular: 1788
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 1.021
995 Mesajına 2.868 Kere Teşekkür Edlidi
soadpark - MSN üzeri Mesaj gönder soadpark - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Referandum


Alıntı:
acemi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Son Olarak: Evet Demek İçin Bir Kaç Neden!

Referanduma çok az kaldı ve anketlerin hiçbirinde %2′lik bir fark bile gözükmemekte. Seçim tahminlerine güvenilen bir şirketin yaptığı son üç referandum anketinden 2 kez hayır, 1 kez de evet önde çıkmış durumda. Yani durum çok bıçak sırtı. Böyle olunca da, taraflar sayılarını arttırmak için çeşitli yöntemler deniyorlar. Ortaya evet, hayır ya da boykot dememizi gerektirecek nedenler sunuyorlar. İşte o gerekçelerden, “Evet demek için bir kaç neden”: (Garanti veriyorum, okuduktan sonra Hayır diyemeyeceksiniz!) * Çanakkale’de anayasa değişiklik paketi rederandumuna ilişkin ‘hayır’ bildirisi dağıtan Halkevciler polis tarafından gözaltına alındı. Polis gözaltına aldığı iki Halkevciye sözlü ve fiziki işkence uyguladı.
Sağlık kontrolüne götürdükleri Halkevcilere yolda da şiddet uygulayan Gelibolu polisi, hastanede de saldırısını sürdürdü. Polis, sağlık personelinin gözleri önünde gözaltındakilere “Dağa çıkın da öldürelim sizi, böyle uğraşmayalım sizinle” dedi. Bu sözlere “AKP’nin anayasasına hayır demek suç mu” karşılığı veren Halkevcilere polisin yanıtı yine saldırı şeklinde oldu.
‘Evet’çi polislerin saldırgan tutumu sağlık kontrolü sonrasında da devam etti. Karakolda çanta araması yapan polis “Yavaş boşalt lan çantayı, belki içinde bomba var, yavaş ol yoksa senin için kötü olur” gibi sözlerle tehditlerini sürdürdü. Polis Halkevcilere “Bundan sonra bildiri dağıtır hayır derseniz sizi mahfederim, 6 tane dosyam var bir tane daha eklenir” dedi. Bu sırada karakola gelen bir diğer polis de “Hayırınızı s…” diyerek gözaltındakilere tekrar saldırdı.
* İstanbul Şişli’deki Perpa Çarşısı önünde ‘Referanduma Hayır’ bildirisi dağıtan ÖDP’lilere saldıran sivil bir polis önce bildiriyi yırttı sonra küfür ederek silahına davrandı.
Bildiri dağıtan 7 kişilik grubun içinde yer alan Sezgin İpek, “Yanımıza birden sivil giyimli iki şahıs belirdi. Biz de önce fark edemediysek de beyaz gömlekli uzun boylu olan yanımıza gelip ‘ Ver bakim’ diye emir vaki bir şekilde bir bildiri istedi. Bildiriye 1 saniye göz gezdirdikten sonra yüzümüze alaycı bir biçimde bakarak bildiriyi yırttı ve ‘S….. Ecdadınızı’ diyerek ağza alınmayacak küfürler savurmaya başladı. Biz de doğal olarak tepki gösterdik” sözleriyle olayın nasıl başladığını anlattı.
* CHP Kadın Kolları üyeleri, dün Bahçelievler Fatih Caddesi üzerinde broşür dağıttıkları sırada bir kişi tarafından saldırıya uğradıklarını belirterek, şikayetçi oldular. CHP Kadın Kolları üyesi Gülhan Atılır, Eda Özdemir ve Nuray Taşan hemen karakola giderek, şikayetlerini verdikleri Yenibosna’daki 75. Yıl Polis Merkezi’nde sopayla dövüldüklerini ileri sürdüler.
* Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, sular altında kalacak ”Alliaoni” antik kenti ile ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. ”Alliaoni” diye bir yer yoktur, bu tamamen Paşa Ilıcası adıyla bilinen ve zaman içinde tadilatı yapılmış olan bir kaplıcadır” diyen Eroğlu, Tarkan için de “burnunu sokarsa yanlış olur” dedi.
* Antalya’nın Serik İlçesi’ne bağlı Belek Beldesi’nde referandum çalışmaları kapsamında broşür dağıtan İşçi Partililer, 30- 40 kişilik bir grubun saldırısına uğradı.
Referandum çalışmaları kapsamında, üzerinde ‘Anayasa değişikliğine hayır’ yazılı broşürler dağıtan İşçi Partisi İl Teşkilatı üyeleri, bugün saat 13.00 sıralarında Belek Beldesi’nde kimliği belirsiz 30- 40 kişinin saldırısına uğradı.
İddiaya göre ellerinde demir, sopa ve kiremit bulunan saldırganlar, aralarında İl Başkanı Bilal Şimşir’in de bulunduğu parti üyelerine saldırdı.
* İETT herhangi bir açıklama yapmadan yüzlerce otobüsü Kazlıçeşme’deki AKP mitingine yönlendirdi. Mitinge gitmeyen İstanbullular ise duraklarda uzun süre otobüs beklemek zorunda kaldı.
Sabah saatlerinde otobüs duraklarına giden vatandaşlar ‘Hareket Saatleri Listesi’ yerine duraklara asılı olarak İETT Genel Müdürlüğü imzalı ve üzerinde “Otobüslerimiz yoktur. Özür dileriz” yazan kağıtları buldu.
Bahçeşehir Boğazköy’deki otobüs duraklarına gelen bir vatandaş, günde 15-20 sefer yapılan bir hatta gün boyu tek sefer yapılacağı yönünde ilan asılı olduğunu bildirdi.
* İnşaat Mühendisleri Odası’nın öğrenci örgütlenmesi Genç-İMO, Foça’da “anayasa referandumunda hayır” yürüyüşü düzenledi. Yürüyüşün ardından polis 11 öğrenciyi “çevreye rahatsızlık verdikleri” gerekçesiyle gözaltına aldı.
Başbakan Erdoğan’ın anayasa değişiklik paketi referandumu için yaptığı mitinglerde “demokrasi” vurgusu artarken, sokaklarda bunun tam zıttı yaşanıyor, ‘hayır’ çağrısı yapanlar üzerinde iktidar terörü estiriliyor. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası’nın gençlik örgütlenmesi geçtiğimiz gün İzmir Foça’da “anayasa referandumunda hayır” yürüyüşü gerçekleştirerek basın açıklaması yaptı. Yaz kampı vesilesiyle Foça’da bir araya gelen çok sayıda İMO üyesi öğrencinin gerçekleştirdiği eylem sonrası, polis öğrencilere saldırdı.
* Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, referandum konusunda fikirlerini açıklamayan TÜSİAD’a yönelik olarak, ‘Bitaraf olan bertaraf olur’ açıklaması yaptı.
* HAK-İş Genel Başkanı Salim Uslu, anayasa değişikliği konusunda görüşlerini açıklamayan TOBB ve TÜSİAD’ın aralarında yer aldığı sivil toplum kuruluşlarına yönelik kullandığı ‘konsomatris’ benzetmesini savunmaya devam ederken, sözlerinin hedefini kendisini sert bir şekilde eleştiren TÜSİAD’a çevirdi.
* Demokrat Parti İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Emrah Toprak ve üyeler, İstanbul Güngören’de “Hayır” broşürleri dağıtırken, bir belediye aracından inen AKP’lilerin, saldırısına uğradı ve dövüldü.
* CHP’nin İstanbul Kağıthane’deki referandum standına gece saat 23.00′te gerçekleştirilen saldırıda 4 kişi yaralandı. Kadın Kolları Başkanı Figen Beyaz’ın durumunun ise ağır olduğu öğrenildi.
Gördüğünüz gibi, demokrasi getireceği, en azından demokrasinin sınırlarını genişleteceği söylenerek savunulan Anayasa değişikliği paketine hayır demenin bir kaç karşılığı. Eh demokrasi düşmanlığının da bu kadarcık bedeli olsun değil mi? Artık siz de başınıza gelebilecekleri bilen insanlar olarak: Hayır der misiniz!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bunların alayı gelsin.Ben evet demem

Çevremde okumaktan aciz insanlara da tarafsız bir şekilde referandumu açıklıyorum.Bu iş için şimdi bişey yapmazsak sonra çok geç olacak.
__________________
PAYLAŞ----------------------TARTIŞ
DÜŞÜN------------- EĞLEN
KONUŞ
soadpark isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.09.10, 12:19   #49
coyote
Moderatör
 
coyote - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.03.06
Nerden: Ankara
Yaş: 25
Mesajlar: 3.795
Konular: 354
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 93
425 Mesajına 856 Kere Teşekkür Edlidi
coyote - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Referandum


o bu değil de dincilerde de hiç sınır olmuyor. köküne kadar gidiyorlar. allah yolunda yaptığını falan mı öne atıyor ne yapıyor.
coyote isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09.09.10, 14:13   #50
BeneFactor
Bizden Biri
 
BeneFactor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.09.08
Nerden: Mersin
Yaş: 18
Mesajlar: 2.769
Konular: 743
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 1.626
800 Mesajına 1.753 Kere Teşekkür Edlidi
BeneFactor - MSN üzeri Mesaj gönder BeneFactor - YAHOO üzeri Mesaj gönder BeneFactor isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Referandum


Anayasa değişikliğine hayır diyorum. Metin UCA’nın güzel bir lafı vardı; “Evet dersem Tayyip, hayır dersem ülkem kurtulacak.” AKP mutfağında bilinçli olarak bu şekilde hazırlanan bu anayasanın değiştireceği 26 maddenin 20’sinden fazlası kırmızı biberin acısını geçirmesi için sunulmuş şeker.

Birçok maddenin değişmesine hiç gerek yoktu. Hali hazırdaki anayasanın söylemek istediğiyle pek farklılık taşımıyor. Birkaç madde var ki “hmm demek bunun içinmiş diğerleri” dedirtiyor.

acemi’nin yukarıdaki alıntısından; “2010 Anayasası; tam 12 yıl görev süreli 17 Anayasa Mahkemesi üyesi olacak. Cumhurbaşkanı bunlardan 4 üyeyi kendisi doğrudan atayarak, 6 üyeyi Hükümetin uygun gördükleri arasından atayarak, 7 üyeyi Yargı üyelerinin seçtikleri arasından kendi uygun gördüklerini ATAYARAK seçecek. Meclis Sadece 3 üyeyi seçebilecek.”

Bu alıntı bile hayır demek için yeterli bir sebep. AKP’nin ne amaçla 12 yıl görev süreli ve eskisinin 3 katı üye düzenlemesi yaptığını anlamak güç değil. Eğer gelecek yılki seçimlerde yeniden iktidar olamasa bile, üst tabakayı yine elinde tutabilecek. 12 Eylül ile hesaplaşıyoruz! Diye bas bas bağıran Recep Tayyip Erdoğan, değiştirmeye çalıştıkları maddeleri dikkatlice okumamış galiba. Her neyse.

“Madde 53: Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlülüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.”

İlk cümle gayet güzel. Peki ya devamı? “Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.” kısmı buradaki amacı ele vermiş oluyor. Sadece güttükleri koyunlar inanır iyi niyetli olduklarına.

Ülkenin her tarafına asılan Tayyip Erdoğan temalı “Evet” propagandaları için harcanan para ne kadar? Nereden finanse ediliyor? Tüm billboardları, kuşe kağıda broşürleri, durak reklam alanlarını hangi parayla donatıyorlar? Ne kadar harcıyorlar bunlar için? Oyların büyük kısmını "evet" oluşturacak gibi görünüyor. Ne yazık ki dini kullanmayı iyi biliyorlar. Aklıma Seneca’nın manidar sözü geldi; "Din, sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır."


@Soadpark; yazıyı okumadın galiba. Sıralanan maddeler genel hatlarıyla “evet” propagandasının örgütlü bir şekilde nasıl sürdürüldüğünü, karşıt düşüncelere hak tanınmadığından bahsediyor.
BeneFactor isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:35 .


Powered by vBulletin Version 3.6.4 Copyright ©2000 - 2006, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
263, 266, 267, 268, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 298, 222, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 371, 370, 336, 337, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 295, 246, 247, 248, 249, 250, 299, 252, 292, 291, 296, 297, 301, 300, 213, 293, 289, 264, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 302, 294, 303, 288, 287, 314, 322, 308, 338, 310, 312, 313, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 330, 331, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 376, 377, 263, 266, 267, 268, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 298, 222, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 371, 370, 336, 337, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 295, 246, 247, 248, 249, 250, 299, 252, 292, 291, 296, 297, 301, 300, 213, 293, 289, 264, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 302, 294, 303, 288, 287, 314, 322, 308, 338, 310, 312, 313, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 330, 331, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 376, 377, 263, 266, 267, 268, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 298, 222, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 371, 370, 336, 337, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 295, 246, 247, 248, 249, 250, 299, 252, 292, 291, 296, 297, 301, 300, 213, 293, 289, 264, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 302, 294, 303, 288, 287, 314, 322, 308, 338, 310, 312, 313, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 330, 331, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 376, 377,