=== Yalemforum ===  

Anasayfa Kimler Çevirimiçi Bugünkü Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   === Yalemforum === > TÜRKİYE CUMHURİYETİ > Bilinçlenelim
Google
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Bilinçlenelim Ülkemiz hakkında bilmemiz gereken bilgileri ve gelişmeleri burada topluyor , bu konular hakkında fikir alışverişinde bulunuyoruz.

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 05.04.07, 05:33   #1
acemi
Bizden Biri
 
acemi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.05.06
Nerden: ankara
Yaş: 27
Mesajlar: 4.116
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 1.265
594 Mesajına 1.244 Kere Teşekkür Edlidi
acemi - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Yabancı gözüyle pkk terör örgütü


böyle bir yazıyı hiç ummayacağım bir kaynakta buldum. aslında çok uzun bir yazı ama ben okuyabildiğim kısımnı paylaşıyorum. devamını okudukça ekleyeceğim. böylece başlığa bakanlarda off deyip kaçmaz umarım.

Carl SCHMİTT"e GÖRE PKK GİBİ "DEJENERE GERİLLA" GRUPLARININ BAŞLICA ÖZELLİKLERİ

“... Partizan, gayrî nizami savaşçı, gerilla, mücahit, direnişçi, terörist adları iki kutuplu soğuk savaş döneminin savaşan kuvvetleri için kullanılmaktaydı. Bunları paralı askerden ya da hayduttan ayıran fark mücadelelerinin siyasal yanıydı. Soğuk savaş sona erdiği için, bunlara verilecek dış desteğin kaybolacağı ya da azalacağı sanılıyor, gerilla ve partizan kuvvetlerinin silinmeleri de bekleniyordu. Oysa dış desteğin azalması yangını söndürmüyor... Bunların başlıca nitelikler şunlardır;

Mao"cudurlar, kendilerine özgü, kendi gücüne dayanmayı öne çıkaran bir ideolojiye sahiptirler.

Kendileri için “kutsal” önemli bulunan bölgeleri, örneğin kıyıda ya da sınırda olup dışarıyla teması bulunan havaalanı, liman gibi, “tezgahları” kontrol etmek istiyorlar. Yozlaşmış gerilla, Lübnan"da yürütülen iç savaş örneğinde olduğu gibi kendi topraklarında ve kendi halkına karşı yağmacı güç olarak eylem koymakta, uyuşturucu gibi yasak maddelerin sınırlar ötesi ticaretini gerçekleştirmekte ya da kıymetli taş, fildişi, insan tacirliği ve nadir hayvan kaçakçılığını ele geçirmektedir.

Bu yozlaşmış gerillalar gelişmiş ülkelerdeki, özellikle Avrupa"daki diyasporayı yanlarına çekerler; devrim vergisi ve haraç toplarlar, kaçak işçi ithali, kara para aklamacılığı ve narkotik maddeler alım satımı yaparlar.

Bu yozlaşmış gerillalar, mücadele ettikleri ülkelere karşı onlara düşman olan ülkelerle aktif işbirliği içinde bulunurlar ve bu ülkelerin topraklarında barınır, saklanır veya eğitilirler.

Dejenere Gerilla gruplarından bazıları şunlardır:

• Filipinler"de : Halkın Yeni Ordusu

• Sri Lanka"da : Eelam Tamil Kurtuluş Kaplanları

• Hindistanda : Sih Gerillaları

• Kolombiya"da : Kolombiya Silahlı Devrimci Kuvvetleri

• Peru"da : Aydınlık Yol (Patika)

• Senegal"de : Kazamak Demokratik Güçler Hareketi

• Ortadoğu"da : PKK (Kürdistan İşçi Partisi)

Yakın geçmişte siyasal nitelikleri bulunan bu gruplar bugün artık mafyalaşıp gangster haline dönüşmüşlerdir. Buna rağmen dünyayı kandırmak için sanki siyasi hareketmiş gibi, tribünlere ideolojik bayraklarını sallamaya devam ediyorlar. Bu yozlaşmış gruplar hem büyük kentlere, hem de çevredeki kırsal alanlara yönelik terör eylemi yaparlar; bir gün terör eylemi yaparlar; bir gün ulusal kurtuluş hareketi, öteki gün ise İtalyan Cosa Nostra"sı ya da Türk mafyası kılığına girerler.

“FRANSA KRİMİNOLOJİ ENSTİTÜSÜ” RAPORUNA GÖRE; PKK"NIN GERÇEK KİMLİĞİ FRANSA KRİMONOLOJİ ENSTİTÜSÜNÜN NOTLAR VE ETÜDLER DERGİSİNDE EKİM 1995"TE YAYIMLANAN “YOZLAŞMIŞ İKİ GERİLLA HAREKETİ; EELAM TAMİL KURTULUŞ KAPLANLARI VE KÜRDİSTAN İŞÇİ PARTİSİ” BAŞLIKLI AYRI BASIMIN PKK İLE BÖLÜMÜNÜN ÖZETİ

Yazarlar:

Beatrice Fournuer-Micklewicz ve Jean Clude Salomon (Fransa İç Güvenlik Yüksek Etüdler Enstitüsü) Xavier Raufer(Paris Kriminoloji Entitüsü) Jean-Luc Vannier (Fransa SGDN Genel Sekreteri Danışmanı)

PKK

PKK, Avrupa"da olduğu gibi, zamanında Türkiye"nin, üstünde de esen Maoist rüzgarların ürünüdür. "Partiye Karkaren Kurdistan" Maocu solcular tarafından kurulmuştur. Bunlar kanlı, ulusal çizgi taşıyan kaba Leninist lidere körü körüne bağlı, kendi içindekilere olduğu gibi dışarıdakilere karşı da vahşi, köylü temeline dayanan, kırsal gerillalardır. PKK, Gonzolo Abimael Guzman"ın Aydınlık Yol örgtüne benzer.

PKK"nın başında APO olarak bilinen Abdullah Öcalan vardır. Bunun amacı, katı Marksist-Leninist hareketlerin Kürt kanadını oluşturmak, sonra Kürt halkını geleneksel aşiret yapısından kurtarmak ve bağımsız, komünist bir Kürt devleti kurmaktır; bu devlet Türkiye"de, Irak"ta, İran"da ve Suriye"de kurulacaktır. Göçmen veya sığınmacı olarak Avrupa"da bulunan PKK militanları gençtir (18-25 yaş arası), eğitim almamışlardır; çoban, işçi, tarım işçisi ve işsizlerden oluşur. Kimi kez zor kullanarak ya da isteğe bağlı olarak devşirilirler; Suriye üzerinden Lübnan"a veya Irak"ın kuzeyinde denetim altında bulunan bölgelere gönderilirler ve partinin kamplarında gerilla eğitimi görürler. Son zamanlarda İran"da da Türk sınırına yakın yerde 5 askeri kamp saptanmıştır. Ayrıca Ermenistan"da veya Azerbaycan"da da kampları vardır.

PKK"nın üst kademesini 1984 yılında ERNK (Eniya Ruzgariya Netwa Kurdistan) adı verilen bir “legal” Ulusal Kurtuluş Cephesi oluşturmuştur. Bunun başında da Öcalan vardır. ERNK merkezi, esas itibariyle Atina"dır. Cephenin resmi sözcüsü de oradadır. Cephenin amacı, Avrupa"da, İran"da, Suriye"de yurtsever örgütleri kendi şemsiyesi altında toplamaktır. Ancak, ERNT tabanda başka grupların elemanlarını almamıştır. “Başka grup” silahlı mücadele yapan Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu (ARGK)"dur. Örgütlenme şemasının incelenmesi Mao etkisini göstermektedir.

PKK"nın Silahlı Kanadı ve Türkiye"deki Gerilla

Bölgedeki inanılır kaynaklar Kürdistan Kurtuluş Ordusunun gücünün 7-10.000 gerilla arasında olduğunu belirtmektedir. Bunlar Anadolu"nun Güneydoğusunda, Lübnan"da, İran"da, Ermenistan ile Azerbaycan arasında bulunmaktadırlar. Başlangıçta, 1980-1984 arasında bunların sayısı yaklaşık 500 civarında idi; toplama silahları vardır; Suriye ile Lübnan"da bulunuyorlardı. O tarihten bu yana silahlı kanat güçlendi. Şimdi kapanmış bulunan Lübnan"daki Mahsum Korkmaz Akademisi, 1992"de her üç ayda bir 300-400 PKK militanı eğitiyordu. Türkiye dışındaki üslerinden çıkan yaklaşık onar kişilik gerillalar, Güneydoğu Anadolu"nun az meskun yörelerine bazen 300 kilometre kadar sızmakta, köylülerden ikna yoluyla ya da zorlayarak destek sağlamaktaydılar. Bu elemanlar askeri konvoylara ve ekonomik hedeflere saldırmakta, teröristler ve güvenlik kuvvetleri arasında sıkışmış halkı kendi taraflarına çekmeye gayret etmekteydiler. Dışarıda, özellikle Batı Avrupa"da ise, sivil halkın savaştan gördüğü zararlar-gerilla hareketinin verdiği zararlar dahil-Türk asker, polis ve jandarması tarafından yapılan insan hakkı ihlalleri olarak sunulmaktaydı.

PKK"nın Türkiye"de ve Kürt Dünyasındaki Temsil Yeteneği

1992 yılında yapılan bir GALLUP sondajında sorulan soru şuydu: “PKK Türkiye Kürtlerini temsil ediyor mu?” Bu soruya Türkiye"de verilen yanıtların %28"i "evet"ti. Türk Kürdistanı denilen illerde ise %29 "evet" yanıtı çıkmıştı. 1989 yılında yapılan seçimlerde Kürtlerin oturduğu söylenen Güneydoğu bölgesinde (burada yaşayan Türkler ile Kürtleri birbirlerinden ayırmak mümkün değildir) PKK boykot çağrısı yapmadığı halde çıkan beyaz oyların oranı %5"ti. 1994"te ise PKK seçimleri boykot etmeye davet etmiş ve aksi takdirde oy verenleri cezalandırma tehdidinde bulunmuştu; bölgede bulunan 4,6 milyon seçmenin %88"i oy kullanmış, bunların sadece %15"i boş oy çıkmıştır. Büyük kentlerde oy veren seçmen oranı %79,86, boş oy oranı %7,8; Şırnak"ta oy verme oranı %74,54, boş oy oranı %8,3. Böylece PKK"nın boş oy verme talimatı yaklaşık 423.500 seçmeni etkilemişe benziyor.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinin Öğretim Üyesi Profesör Doğu Ergil Temmuz 1995"te Doğu Sorunu hakkında, Türk özel sektörü tarafından finanse edilen ve dağıtılan bir inceleme yayımlamıştır; anılan inceleme bölgede yapılan bir kamuoyu yoklamasını içermektedir. Buna göre, soru sorulanların %65"i evde, %21"i herkesin önünde Kürtçe konuşmaktadır; %85"i Türkiye"de bağımsız bir Kürt devleti kurulmasına karşıdır; %15"i böyle bir devletin yararlı ve gerekli olduğunu düşünmektedir; %4,2"si Türk Devleti"nin PKK"yı muhatap kabul etmesini istemektedir; Türkiye"de Kürt devleti kurulmasını isteyen %15"in sadece %9,4"ü PKK"nın Türk devletine muhatap olmasını arzulamaktadır.

Hakkari ve Şırnak"ta PKK"ya düşman olan, Jirki, Zeydan, Mamguran, Giravi ve Güran gibi büyük Kürt aşiretleri vardır; bunların mensupları köy korucusu olarak hizmet vermektedirler.

PKK"nın MüttefiKleri ve Bağlılıkları

PKK kurulduğundan beri Hafız El Assad"ın Suriye"si ile ayrıcalıklı ilişkiler içindedir; 1980 darbesinden sonra PKK şefleri Şam"da, daha sonra 1987"de Suriye kontrolündeki Lübnan"da bulunmuşlardır. 1997"de Hafız El Assad"ın o dönemde Başbakan olan Turgut Özal"a verdiği söz gereğince, ilişkiler bugün biraz gevşemiştir...

PKK Şam"a, yakın terör ve gerilla grupları ile yakın ilişki içinde bulunmuştur. 1972-1974 yılları arasında daha sonra PKK elemanı olacak şahıslar Wadi Haddad liderliğindeki Filistinliler ile işbirliği yapmışlardır. Bunlar o sırada ASALA elemanları ile tanışmışlardır. Bu ilişkinin garip olan yanı “kadim Kürdistan"ın “kadim Ermenistan” topraklarıyla %70 oranında örtüşmesidir; bu PKK ile ASALA"nın ittifakını engellememiştir. ASALA elemanlarını, PKK tarafından kurtarılmış bölgelere göndermiştir. 1986-1987 yıllarında PKK ile İran İslam Cumhuriyeti arasında temaslar olmuştur. Lübnan"da Hizbullah ile PKK arasında esasen temas vardır. Türk basını İran Azerbaycan"nda iki PKK kampı olduğunu duyurmuş, İran doğal olarak bunu yalanlamıştır. PKK ile Saddam Hüseyin arasındaki ilişkilere gelince; Eylül 1989"da PKK"nın Irak rejimiyle gizli ittifak ilişkileri konusundaki söylentiler o kadar artmıştır ki Irak Dışişleri Bakanı bunu “şiddetle yalanlamak” zorunda kalmıştır. PDK ve UPK, PKK"nın 1988 yılından beri silah ve para karşılığında Kuzey Irak"taki Kürt grupları hakkında Saddam Hüseyin"e bilgi verdiğini ileri sürmüşler; bu da 1991 Eylül ayında Irak Başbakan Yardımcısı Tarık Aziz tarafından yalanlanmıştır. Öcalan 1990 Eylül ayında açıkça Saddam Hüseyin"in “Amerikan emperyalizmine verdiği mücadeleyi” övüyor. PKK"nın askeri liderleri “Bizim için önemli olan Yakındoğuda ihtilal olmasıdır ve biz ihtilalci her devlet ya da bölgedeki her gücün yanında savaşırız,” demişlerdir. PKK Zakho bölgesinde 1990 Ağustos ayından itibaren Irak Askeri kuvvetleriyle temastaydı; Saddam"ın PKK"ya çok miktarda silah verdiği söylentileri arttı; Öcalan 1991 sonunda, “bu silahların Irak ordusu tarafından terk edilmiş bulunduğunu” söyledi.

PKK"nın stratejisi tüm yumurtalarını aynı sepete koymamak, Türkiye"yi, İran"ı Irak"ı ve Suriye"yi birbirlerine karşı kullanmak olarak özetlenebilir. Akdeniz havzasında Öcalan, Muammer Kaddafi ile de ilişki içindedir. 20 Haziran 1995 tarihinde Libya radyosu, “PKK Genel Sekreteri Abdullah Öcalan kardeşin, İhtilalin Önderi olan kardeşine (Kaddafi"ye) bir telgraf gönderdiğini ve Kürt halkının alçak bir emperyalist komplo ile karşılaşan Arap ve İslami kurtuluş hareketinin kalesi ve ışığı olan büyük Cemahiriya"ya tam desteğini sunduğunu” belirtmiştir.

1994 yılında Avrupa"da ve Balkanlar"da 313 dernek PKK ile işbirliği yapmaktaydı. Bunlardan 178"ı Almanya"da, 10"u Avusturya"da, 6"sı Belçika"da, 9"u Danimarka"da, 2"si İspanya"da, 23"ü Fransa"da, 6"sı Yunanistan"da, 2"si İtalya"da, 12"si Hollanda"da, 20"si İsveç"te, 13"ü İsviçre"de ve 22"si değişik yerlerdedir.

PKK kuruluşundan itibaren iki amaç gütmektedir. Türkiye"de silahlı mücadeleyi güçlendirmek ve Batı Avrupa"ya yerleşmek. 1984"te Türkiye"deki gerilla hareketi yeniden başlayınca Avrupa"da da güçlü bir saldırı başlatmıştır. Türkiye"deki “işbirlikçileri” ve kendi içindeki “dönekleri” korkutma ve yok etme yoluna yönelmiştir. Bu dönemde siyasal sığınma politikası oldukça cömert olan İsveç 18 PKK militanını sınır dışı etmiştir. 1985-1987 arasında İsveç"te, İsviçre"de, Almanya"da, Danimarka"da ve Fransa"da kanlı eylemler ve yangınlar 20 kişinin ölümüne neden olmuştur. Halk İhtilal Mahkemelerinin verdiği hükümler gereğince “PKK"nın Özel Operasyon Grupları” çok sayıda infaz yapmışlardır. 1993 yılında Almanya"da, 1991"de Fransa"da infaz yapan PKK, işkence ve zorla alıkoyma yöntemlerine de başvurmaktadır.

Bu manevranın amacı, Avrupa"da bulunan ve sayıları 600.000 olarak tahmin edilen, sadece Almanya"dakilerin sayısı 400-450.000"e yükselen Kürt göçmen ve sığınmacıları denetim altına almaktır. PKK, “ERNK-Avrupa temsilciliği” adıyla Almanya"ya yerleşmiştir. Bu örgüt 1993 Kasım ayında yasaklanmakla birlikte, faaliyetine illegal olarak devam etmiştir. Alman İçişleri Bakanlığına göre 1987 yılında PKK"nın Almanya"daki aktif militan sayısı 1.000 kadardır. ERNK kendi etrafında Yurtsever Kürt İşçiler Sendikası, gençlik örgütleri, kadın örgütleri, uydu örgütleri ve istihbarat-denetim işiyle uğraşan “güvenlik” teşkilatını oluşturmuştur. Bunun merkezi Köln"dedir; Avrupa"da PKK Kürdistan Komitesi adı altında saklanmaktadır. Bu komite tüm Avrupa başkentlerine yerleşmiştir; Fransa ve Almanya"daki komiteler 1993"te kapatılmıştır. Bu ülkeler 5 bölgeye ve 17 alt bölgeye ayrılmış ve her mahalleye bir görevli atanmıştır. 1995 yılında Almanya"daki eylemci militanların sayısı 7.000, taraftarların sayısı ise yaklaşık 50.000 olarak tahmin edilmektedir. Bu sayı Kürt toplumunun %10"undan biraz fazladır. Alman Anayasayı Koruma Örgütünün bir raporuna göre 1994 yılında değişik şekillerde toplanan haraç, PKK"ya 30 milyon mark sağlamıştır.

Fransa"da 60.000-100.000 arasında Kürt yaşamaktadır. 1990 yılında Kanuni Süleyman Sergisi, Cumhurbaşkanı Mitterand tarafından açıldığı sırada nümayiş yapan yaklaşık 150 kişi, güvenlik kuvvetleriyle karşı karşıya gelmiştir. O dönemden beri Kürtler Fransa"da nümayiş yapmaktadırlar. 1993 Kasım ayında Kürdistan Komitesi ve Yek-Kom kapatılınca bu örgüt, Kürdistan Enformasyon Merkezi, Kürt İşçileri Kürt Derneği, Kürt Halkı ile Dayanışma Ulusal komitesi adı altında kurulan paravan örgütler eliyle faaliyetine devam etmiştir. 1995 yılında Fransa"da aktif PKK militanı sayısı yaklaşık 5.000"dir.

İsveç 1984 yılında PKK"yı terörist örgüt ilan etmiş ve Öcalan"ın orada ikametini yasaklamıştır. İsveç"te yaklaşık 10.000 Kürt yaşamaktadır. İngiltere"de PKK militanlarının sayısı 700-800"dür. İngiliz istihbarat servislerinin Şubat 1994 tarihli gizli bir notuna göre, 1993 yılında PKK bu ülkede yaklaşık 6 milyon mark karşılığı İngiliz lirası haraç toplamıştır.

Türkiye"ye düşman olarak PKK, Yunanistan"da ve Kıbrıs"ın Rum kesiminde “istenilen” örgüttür. ERNK"nın yöneticilerinden olan “Hamit”, 1990 yılında Atina"da yapılan Avrupa Akdeniz Sosyalist Partileri Konferansında Yunanistan"a yardımları için teşekkür etmiş, PKK"ya verilen yıllık 10 milyon dolarlık yardımın artırılmasını istemiştir. Bu sarıda kürsüde, PASOK merkez komitesi üyesi Mihailis Haralambis oturuyordu.

PKK 1995 yılında “sürgünde gezici Kürt parlamentosunu” Avrupa"da oluşturmuştur. Bu “parlamentonun” ilk oturumu Brüksel"de “hazırlık komitesi” olarak, DEP milletvekillerinin katılımıyla yapılmıştır. Parlamentonun ilk resmi oturumu Hollanda"da Lahey"de yapılmıştır. “Parlamentonun” sözcüsü Yaşar Kaya"ya göre bu toplantıya "diyaspora"daki Kürtler tarafından seçilmiş, 65 “milletvekili” katılmıştır. “Milletvekillerinin” 12"si ERNK üyesiydi, diğerleri ise PKK yardakçısına benzemekteydiler.

Suudi Arabistan"da işçi olarak bulunan 130-150.000 Türk pasaportlu Kürtün yaklaşık 30.000"nin PKK etkisi altında bulunduğu tahmin olunmaktadır. Bunlardan devrim vergisi kesilmektedir; ayrıca bunlar arap yarımadasında uyuşturucu kaçakçılığına da katılmaktadırlar. 1993 yılında burada PKK"ya ödenen haraç yaklaşık 4 milyon dolardır.

SSCB"nin dağılmasında sonra PKK Bulgaristan"a, Romanya"ya ve Ukrayna"ya yerleşmiştir. Bulgaristan"da, Türkiye"nin Mart Nisan 1995"te Kuzey Irak"a müdahalesi sırasında Saddam Hüseyin"in Türkiye"ye pasif destek verdiğini düşünen PKK militanları, Sofya"daki Irak sefirini tehdit etmişlerdir. 1991"de eski SSCB"de yaklaşık 155.000 Kürt yaşamaktaydı. Bunlar 1994 Kasım ayında Bağımsız Devletler Topluluğu"nda (BDT) bir Kürt Konfederasyonu kurmuşlardır. PKK"ya yakın olan bu örgütün merkezi yaklaşık 10.000 Kürtün yaşadığı Moskova"dadır; bunlar Kürt Raporu adlı bir bülten yayımlarlar. Başkanları olan Yuri Nabiyev, Türklerin Orta Asya"ya doğru genişlemelerini önermek için Kürtler ile Rusların işbirliği yapmalarını önermektedir. Nabiyev Kasım 1994"te, “PKK militanlarını ve yöneticilerini terörist saymıyoruz ve onlarla yakın ilişki içinde bulunmaya devam edeceğiz,” demiştir. 1995 Şubat ayında Moskova"da bir büro açan PKK, Başkan Yeltsin"i Türkiye"deki Türkler ve Kürtler ortasında “arabuluculuk” (?) yapmaya davet etmiştir. BDT Kürtleri Ermenilere çok yakındırlar. 1992 yazından itibaren eski SSCB"nin Kürt yöneticileri ile PKK"nın Almanya sorumluları, Kranador"da “Ermeni Hareketi” derneğini kurarak bu ülkeye yardım amacını güttüler; bir amaçları da PKK"nın Erivan"a yerleşerek Türkiye"nin Doğusuna yönelik bir saldırı üssü kurmaktı.

PKK Kazakistan"ın başkenti Almati"ye ve bu kentin çevresine de yerleşmiştir; bu ülkede yaklaşık 150—200.000 Kürt yaşamaktadır. Kürtler bu kentte yayın yapmakta, Türkçe konuşan sebze, meyve ticareti yapan Kürtlerden haraç almakta, ayrıca kullanılmış araba piyasasını denetleyerek, Avrupa ya da Ortadoğudan “ithal edilen” otomobilleri satmaktadırlar.

Kürtler 18. yüzyılın sonundan bu yana Kafkaslarda oturmaktadırlar.. Çoğu göçebeler ve Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan topraklarında dolaşarak sürülerin otlatmaktadırlar. Bölgedeki Ermeni ve Gürcü toplumlar Yezidi Kürtlerin buraya yerleşmesine izin verirken, Azeriler daha ziyade Sünni ya da Müslüman kürtleri sınır dışı ediyorlar ve bunları Azerilerin beşinci kolu (casusu) olarak görüyorlardı.

Lübnan da Ermeni ve Kürtlerin temas noktalarından biridir. ASALA ile PKK arasındaki temaslar 70"li yıllara inmektedir. Bu temaslar Bar Elias"ta Lübnan"daki Ermeni Kilisesinin Partiği ile Abdullah Öcalan arasındaki buluşma ile resmileşti ve 24 mayıs 1994 tarihinde Türk gazeteleri bu buluşmanın fotoğrafını yayımladı. Bu buluşma Taşnak örgütü ile PKK arasında bir ittifak bulunduğunun işaretiydi. Batı Avrupa"nın genel umursamazlığı altında, PKK ve Ermeni siyasal-askeri grupları arasında terörist ve cinayet şebekesi işbirliği gözlemlendi; bunlar Sovyetler Birliği"ne ait silah depolarının yağmalanması sonucunda yeşeren silah kaçakçılığının kaynak noktasında bulunmaktadırlar; bu gruplar dünyanın en kalabalık diyasporalarından birine mensup tehlikeli bir azınlığın desteğine dayanıyorlar. Bunların bir de vatanı bulunuyor: Ermeniler Yukarı Karabağ"da, Kürt müttefiklerine Kürt Laçin Cumhuriyeti"nin topraklarını vermişlerdir, anılan cumhuriyetin başkanı Mustafa Vekilî"dir. Taşnak örgütünün içinde bulunan yaklaşık 50 kişilik Dro adıyla bilinen bir hücre, silah ve uyuşturucu ticareti yapıyor ve Türkiye"de PKK dahil Türkiye"ye düşman örgütlerle temas kuruyordu... Mayıs 1994"te Erivan güvenlik kuvvetleri, Ermenistan-Türkiye sınırını silah ve patlayıcılarla geçmek isteyen 7 Kürt ve 3 Ermeniden oluşan bir grubu yakaladı; Kürtler bunu Erivan"da açlık grevi yaparak protesto ettiler. Bu raporun yazıldığı 1995"te bu grubun davası sürüyordu.

PKK"nın Uyuşturucu Kaçakçılığı

PKK"nın uyuşturucu kaçakçılığı yapmakta olduğu suçlaması son derece ciddîdir; bu söylentiler PKK"yı çok tedirgin etmekte, konuya eğilen medya tehdit, yakıp, yıkma, işgal, gibi metotlarla vazgeçirilmek istenmektedir. Bölgeden Avrupa"ya doğru akan önemli bir uyuşturucu kaçakçılığı bulunduğu bilinmektedir; bu kaçakçılığa Güneydoğu kökenli Türk vatandaşlarının karıştığı da malumdur. İnterpol, "İngiliz National Criminal Intelligence Service" ve Avrupa Birliği Devletleri Polis Teşkilatı bu kaçakçılığın ayrılıkçı veya ihtilalci Türkiye Kürtleri için çalıştıklarına işaret etmektedirler. Narkotik satıcısı bu militanlar PKK"ya bağlıdırlar. PKK uyuşturucu kaçakçılığına karışıyor söylemi basit gelebilir; ancak bu konuda inkar edilemeyecek düzeyde, sürekli ve Abdullah Öcalan"ın partisi ile Sicilya mafyasına benzeyen “aileler” arasında her iki tarafın menfaatine olan bir ortaklık mevcuttur. Bu klanlar ile PKK arasında bulunan biyolojik ve siyasal rezilane bağlar öylesine sıkıdır ki, bunları birbirinden ayırmaya çalışmak beyhudedir.

İnterpol verilerine göre kara Avrupa"sında 1984-1993 arasında 42,5 ton eroin ele geçirilmiştir. Bunun 14,479 tonu, yani %34"ü Türk vatandaşı kaçakçıların üstünde yakalanmıştır. Bu olaylara karışanların sayısı 636"dır. 1994 yılının ilk yarısında Alman makamları tarafından yakalanan eroinin 2/3"ü Türkiyeli Kürt örgütlerin elinde yakalanmıştır. Türk interpol"ü 1984-1993 arasında ihtilalci, ayrılıkçı eleman olan 503 Türk vatandaşının uyuşturucu kaçakçılığına katıldığını bildirmiştir... Bunlardan 188"iyle ilgili iddia doğru çıkmamıştır. Geri kalan 315"in 166"sı Almanya"da, 17"si Hollanda"da (...) yakalanmıştır. Polis raporlarına göre bunların 298"i PKK militanı ya da bunlara yakın kişilerdir; 17"si TKP-ML, Dev-Sol ve THKP-C üyesidir.

Yakalanan 298 PKK üyesi veya yanlısının 154"ü Almanya"da, 82"si Türkiye"de, 17"si Hollanda"da, 12"si Çek Cumhuriyeti"nde, 8"i Fransa"da, 7"si İtalya"da, 5"i İngiltere"de vb. yakalanmışladır.

İngiliz NCIS teşkilatı, 1993 yılında, PKK"nın bütçesinin yaklaşık 85 milyon dolar olduğunu, bunun %44"ünün narkotik kaçakçılığından geldiğini hesaplamıştır. Alman polisi ise narkotik kaçakçılığının Türk vatandaşı (siyasal eylemci ya da kriminal olanlar dahil) Kürtlere yılda yaklaşık 120 milyon dolar gelir getirdiğini hesaplamaktadır. Ayrılıkçı Kürtler uyuşturucu kaçakçılığında Lübnan"daki Şiiler, İran ya da Pakistan"daki Beluci isyancılar ile işbirliği yapmaktadırlar. İran"a yerleşmiş bulunan PKK"lılar bu konuda rol oynamaktadırlar. Bu kaçakçılık Suriye ve Lübnan"da üçlü takas halini almaktadır. Avrupa"dan (özellikle Almanya"dan) çalışan lüks otomobiller Yakındoğu"da eroinle değişik tokuş yapılmakta, bu da ihtiyaca göre silahla takas edilmektedir. 1992 Temmuz ayında Alman polisi Nurettin SE... adlı bir militanın itirafından hareketle, Hollanda ve Türkiye"de başka kişilerin de yakalanmasını sağlamıştı. PKK aynı kaçakçılığı Türkiye sınırlarındaki Azeri bölgesi olan Nahcivan"da da yapmaktadır. Türkiye"de uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili eroin laboratuarlarının yönetimi, malın taşınması gibi işler-herhalde tedbirli olmak için-PKK"nın savaşan elemanları tarafından yapılmamakta, PKK gizlenilen yerlerin sağlanması, yaralılara yardım, devrim vergisini toplanması gibi lojistik destek konularında yardımcı olmaktadır. Rapor bundan sonraki bölümünde, PKK"nın Avrupa"daki uyuşturucu kaçakçılığı konusunda ülke bazında ve belgeye bağlı olduğu anlaşılan ayrıntılı bilgiler vermektedir.

Özetle; bu kaçakçılığa karışanların siyasi mülteci statüsü bulunduğu, bu hususların Fransa istihbarat servisi tarafından bilindiği, uyuşturucu kaçakçılığından yakalanan kişilerin PKK için toplananlar oldukları ve PKK"nın kesesini doldurmak için uyuşturucu işini de yaptıkları vurgulanmaktadır.

Almanya"da çocuk yaştakilerin çok az ceza almalarına olanak sağlayan yasadan yararlanmak isteyen uyuşturucu tacirleri, 11-13 yaşındaki, çoğu Bingöl kökenli çocuklara uyuşturucu satıcılığı yaptırmaktadırlar; bunlar 5 gramlık eroin paketini 250 marka satmakta, bunun 50 markını almaktadırlar. 1988 yılında Frankfurt Savcısı Dr. Harald Korner, “Türkiye"ye karşı bir kurtuluş savaşı yapma iddiasında olan bireylerin, eroin kaçakçılığını kişisel çıkar için değil, davaları için yaptıkları izlenimini ediniyoruz,” demiştir...
__________________
tövbekar iktisatçı!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
acemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.09.07, 15:22   #2
acemi
Bizden Biri
 
acemi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.05.06
Nerden: ankara
Yaş: 27
Mesajlar: 4.116
Konular: 484
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 1.265
594 Mesajına 1.244 Kere Teşekkür Edlidi
acemi - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Yabancı gözüyle pkk terör örgütü


Rapor bu bölümde; Belçika'da, Hollanda'da, İspanya'da, İtalya'da, Yugoslavya'da PKK'ya mensup kişilerin uyuşturucu kaçakçılıkları hakkında; Baybaşin, Kıtay, Sakık, Konuklu-Ay, Senar, Kaya, Demir aşiretlerinin eylemleri ve organizasyonları hakkında çok ayrıntılı-5 sayfayı geçen-bilgiler vermektedirler.
Avrupa solunun PKK ile ilişkileri de raporda ele alınmış ve şu hususlar belirtilmiştir:
Avrupa ülkelerinin mahkemeleri PKK'yı gizli ve tehlikeli bir örgüt olarak mütalaa eden kararlar almıştır. PKK'nın Türkiye'deki başlıca silahlı eylemi insanlara ve mala karşı şiddet uygulamaktır; Fransa toprağında da kendilerinden ayrılan elemanları katlederler, diplomatik ve diğer Türk temsilciliklerin işgal eylerler; 1993 Kasım ayında Yek-Kom�un ve Kürdistan Komitesinin kapatılması sırasında, bu iki birimin, eğitim kamplarında eğitilmiş, itaatkar, paramiliter savaşçı gruplardan ya da özel milislerden oluştuğu belirtilmişti. Tahran'da yayımlanan Kayhan gazetesi 12 Kasım 1992'de PKK'nın yaralanmış olan elemanlarını öldürdüğünü yazmıştır.. PKK Türkiye'de, büyük kentlerde, tatil yörelerinde sokaklara bomba yerleştirerek gözü kara bir terörizm uygulamaktadır. Buna rağmen PKK'nın Avrupa'da dostları da bulunmaktadır. 1992 Mart ayında Sosyalist Grek milletvekilleri, Bekaa vadisinde PKK ile birlikte bir basın toplantısı düzenlemişti. 1994 Nisan ayında ERNK Atina'da, Yunanistan ve Balkanlardan sorumlu temsilciliğini açmıştır. Bunun açılışında bir Parlamento Başkan Yardımcısı ve PASOK milletvekili hazır bulunmuştur... 1995 Mart ayında Viyana'da Almanya, Danimarka, Fransa, İsveç ve İsviçre Sosyalist Partileri temsilcilerinin katılmasıyla, Irak İran ve Türkiye'deki Kürt Sorunu başlıklı bir Sosyalist Enternasyonal toplantısı yapılmıştır. Bu toplantıya PKK paravanı olan ERNK ve DEP ile bugün İran İslam Cumhuriyeti tarafından finanse edilen ve silahlandırılan Celal Talabani'nin UPK temsilcileri katılmıştır. 1995 Haziran ayında 4 Yunan milletvekili Öcalan ile 'politik' bir toplantı yapmışlar ve onun elini sıkmışlardır. Fransa'daki Le Monde gazetesi ile Le Monde Diplomatique dergisi, PKK'nın bu eylemleri konusunda eleştirisel görüşlerini kaybetmişe benziyor. Bu gazeteye göre, PKK'nın 24 Haziran 1993 eylemleri (yangın çıkarma, rehin alma, yağma vb.) 'Batı kamuoyu önünde Kürt davasını papülarize etmeye yönelik' eylemlerdir. Ekim 1993'le Le Monde Diplolatique'te yayımlanan bir makalede şunlar yazılıydı:
'Türkiye Kürdistanında savaş yeniden başladı. Ordu ve Ankara Hükümeti Kürdistan İşçi Partisinin tüm müzakere tekliflerini reddettiler... Avrupa'daki bir PKK sözcüsüne göre, 20 Mart ile haziran ayı başı arasında 44 köy yakılmış, 165 kişi öldürülmüş, 350 kişi tutuklanmıştır. Bunlara rağmen PKK ateşkese uyuyor ve müzakere etme iradesini yineliyordu. Geçen 24 Mayıs günü gerillalar Bingöl yöresinde 30 kadar silahsız askeri öldürdüler. Bu eylem PKK için uygun olmayan bir zamana isabet ediyordu; bu nedenle eylemin Türk ordusunun özel kuvvetlerinin bir kışkırtması olabileceği yolundaki görüş kuvvet kazanmış oluyordu; vb. 'Şunun altını çizelim ki, PKK savaşçıları Kuzey Irak�ta her sıkıştırıldığında ateşkes ilan eder. Le Monde Diplomatique�teki makalenin yayımlandığı tarihten aylar önce, Bingöl'deki askerlerin öldürülmesi sorumluluğu bizzat Abdullah Öcalan tarafından üstlenilmişti.
Toplam 35 sayfalık bu ayrıntılı raporun bundan sonraki bölümü, PKK'nın 1974-1995 yılları arasındaki eylemlerini, gelişmesini ve ilişkilerini 10 sayfalık bir tarihçe halinde okuyucuya sunmaktadır. Bu listenin toplu halde ve ibretle incelenmesi, Türkiye'nin ne büyük bir sorunla karşılaştığını ve bunun dışardan nasıl desteklendiğini bir kez daha açığa çıkarmaktadır. Öte yandan, bir bölümü ancak ilgili ülkelerin istihbarat servislerinin elinde bulunabileceğini sandığım bazı bilgileri de içeren bu raporun ve eki listenin, bu kadar ayrıntılı biçimde hazırlanmış ve yayımlanmış bulunması, konuyla ilgilenen 'uzmanların' ve kimi Avrupalıların sorunun ciddiyetinin bilicine varmaya başladıklarını ve en azından narkotik kaçakçılığı konusunda bıçağın kemiklerine dayandığını göstermektedir. 'Le Monde' gibi ciddi bir medya kurumuna, bu kadar anlı haber verdirebilen ve yorum yaptırabilecek bağlantıları bulunan; Alman basınının genel tutumunu bu denli aleyhimize çeviren etkenlerin, tarafımızdan çok akıcı bir biçimde değerlendirilmesi, nedenlerinin tartışılması gerekmektedir.
__________________
tövbekar iktisatçı!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
acemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.09.07, 18:44   #3
bukowski
Yalemforum Dostu
 
bukowski - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19.11.05
Nerden: İstanbul
Yaş: 29
Mesajlar: 1.048
Konular: 122
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 83
98 Mesajına 276 Kere Teşekkür Edlidi
Arrow Cevap: Yabancı gözüyle pkk terör örgütü


Alıntı:
acemi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
1994 yılında Avrupa"da ve Balkanlar"da 313 dernek PKK ile işbirliği yapmaktaydı. Bunlardan 178"ı Almanya"da, 10"u Avusturya"da, 6"sı Belçika"da, 9"u Danimarka"da, 2"si İspanya"da, 23"ü Fransa"da, 6"sı Yunanistan"da, 2"si İtalya"da, 12"si Hollanda"da, 20"si İsveç"te, 13"ü İsviçre"de ve 22"si değişik yerlerdedir.

Alman İçişleri Bakanlığına göre 1987 yılında PKK"nın Almanya"daki aktif militan sayısı 1.000 kadardır.1995 yılında Almanya"daki eylemci militanların sayısı 7.000, taraftarların sayısı ise yaklaşık 50.000 olarak tahmin edilmektedir. Bu sayı Kürt toplumunun %10"undan biraz fazladır. Alman Anayasayı Koruma Örgütünün bir raporuna göre 1994 yılında değişik şekillerde toplanan haraç, PKK"ya 30 milyon mark sağlamıştır.

Fransa"da 60.000-100.000 arasında Kürt yaşamaktadır.1995 yılında Fransa"da aktif PKK militanı sayısı yaklaşık 5.000"dir.

İngiltere"de PKK militanlarının sayısı 700-800"dür. İngiliz istihbarat servislerinin Şubat 1994 tarihli gizli bir notuna göre, 1993 yılında PKK bu ülkede yaklaşık 6 milyon mark karşılığı İngiliz lirası haraç toplamıştır.

Türkiye"ye düşman olarak PKK, Yunanistan"da ve Kıbrıs"ın Rum kesiminde “istenilen” örgüttür. ERNK"nın yöneticilerinden olan “Hamit”, 1990 yılında Atina"da yapılan Avrupa Akdeniz Sosyalist Partileri Konferansında Yunanistan"a yardımları için teşekkür etmiş, PKK"ya verilen yıllık 10 milyon dolarlık yardımın artırılmasını istemiştir.

Suudi Arabistan"da işçi olarak bulunan 130-150.000 Türk pasaportlu Kürtün yaklaşık 30.000"nin PKK etkisi altında bulunduğu tahmin olunmaktadır. Bunlardan devrim vergisi kesilmektedir; ayrıca bunlar arap yarımadasında uyuşturucu kaçakçılığına da katılmaktadırlar. 1993 yılında burada PKK"ya ödenen haraç yaklaşık 4 milyon dolardır.

SSCB"nin dağılmasında sonra PKK Bulgaristan"a, Romanya"ya ve Ukrayna"ya yerleşmiştir.
PKK Kazakistan"ın başkenti Almati"ye ve bu kentin çevresine de yerleşmiştir; bu ülkede yaklaşık 150—200.000 Kürt yaşamaktadır. Kürtler bu kentte yayın yapmakta, Türkçe konuşan sebze, meyve ticareti yapan Kürtlerden haraç almakta, ayrıca kullanılmış araba piyasasını denetleyerek, Avrupa ya da Ortadoğudan “ithal edilen” otomobilleri satmaktadırlar.

Lübnan da Ermeni ve Kürtlerin temas noktalarından biridir. ASALA ile PKK arasındaki temaslar 70"li yıllara inmektedir.
Bu raporun 1995 yılında hazırlandığı ve rakamların büyüklüğü ( kestikleri haraç,aldıkları hibeler,sempatizan sayıları ) göz önüne alındığında şu andaki ( 12 yıl geçmiş üzerinden ) durumu gerçekten düşünmek bile istemiyorum. Buna nasıl dur denir nasıl başa çıkılmalı sorularına net cevaplar veremedikçe içim kararıyor. Hatta kimi zaman umutsuzluğa düşüyorum. Sonra bu forum içerisinden -görece- eğitimli bir "arkadaşımızın" bana "kürt" kelimesini hakeret için kullandığı aklıma geliyor daha bir hüzne kapılıyorum. Allah'tan hakkımızda hayırlısını diliyorum başka da birşey diyemiyorum.
__________________
Alkolizm Ertesi Sabah Uyanacağınızı Bildiğiniz Bir İntihar Şeklidir!!
bukowski isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.09.07, 06:37   #4
gentle knight
Yalemforum Dostu
 
gentle knight - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.09.05
Nerden: Mersin
Yaş: 32
Mesajlar: 1.481
Konular: 74
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 26
58 Mesajına 157 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Cevap: Yabancı gözüyle pkk terör örgütü


Alıntı:
bukowski´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu raporun 1995 yılında hazırlandığı ve rakamların büyüklüğü ( kestikleri haraç,aldıkları hibeler,sempatizan sayıları ) göz önüne alındığında şu andaki ( 12 yıl geçmiş üzerinden ) durumu gerçekten düşünmek bile istemiyorum. Buna nasıl dur denir nasıl başa çıkılmalı sorularına net cevaplar veremedikçe içim kararıyor. Hatta kimi zaman umutsuzluğa düşüyorum. Sonra bu forum içerisinden -görece- eğitimli bir "arkadaşımızın" bana "kürt" kelimesini hakeret için kullandığı aklıma geliyor daha bir hüzne kapılıyorum. Allah'tan hakkımızda hayırlısını diliyorum başka da birşey diyemiyorum.
Öncelikle acemi arkadaşımıza,verdiği bu değerli bilgiler için teşekkür ediyorum,şu an kandil dağını,kendini de ısırdığı için bombalayan İran'ın gerçek yüzünü ve girmek için yırtındığımız AB ülkelerinin yine kendilerine dokunmadığı sürece bu illeti,pkk'yı(sırf Türkiye karştı,düşmanı oldukları için)nasıl sinsice desteklediklerini hatırlattığı için.Bir etnik kimliği ,aşağılama sebebi olarak gösterenlere ise,bukowski,bence hiç kale almaya gerek yoktur,almayalım da zaten..
__________________
Bin tane özü sözü bir düşmanı,bir tane namert sözde dosta tercih ederim...
gentle knight isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.09.07, 11:49   #5
acemi
Bizden Biri
 
acemi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.05.06
Nerden: ankara
Yaş: 27
Mesajlar: 4.116
Konular: 484
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 1.265
594 Mesajına 1.244 Kere Teşekkür Edlidi
acemi - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Yabancı gözüyle pkk terör örgütü


pkk artık avrupa da iyice yerleşmiş durumda. iş yerlerinde haraç almakta "gönüllü" koruyuculuk yaparak alıyor bu haraçların çoğunu. ayrıca rusya da 5 yıl kalmış bir arkadaşımla muhabbeti geçmişti orda da yerleşme çabaları varmış ancak rus ve türk mafyaları tarafından ezildikleri için iyi bir örgütlenme yapamamışlar. her neyse bu konular konuşulduğunda bir gün dolmuşa bindiğimde pasaportunu yeni almış bir gencin yanındaki arkadaşlarının kafasına pasaportunu sürerek sarfettiği şu sözler geliyor aklıma; " size de bulaşsın, tez zamanda alında kurtulun şu lanet ülkeden!"
__________________
tövbekar iktisatçı!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
acemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09.09.07, 12:41   #6
YALEM
Administrator
 
YALEM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.07.05
Nerden: Düzce-Ankara
Yaş: 32
Mesajlar: 6.230
Konular: 2386
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 28
588 Mesajına 1.415 Kere Teşekkür Edlidi
YALEM - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Yabancı gözüyle pkk terör örgütü


Teröre çok farklı bir bakış açısı getiricem.Kendinden emin olan adam kendi hatasını kendi yapar.Kendi hatasını kendi düzeltir.Başkasının buyruğunda yaşayan başkalarının hatasını yaptığı için etkilendiği kötü sonuçları onlara atıp ders almamayıda çok iyi bilir.Kukla olursak daha çok savruluruz biz..Anlayana!
__________________

YALEM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.09.07, 15:28   #7
acemi
Bizden Biri
 
acemi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.05.06
Nerden: ankara
Yaş: 27
Mesajlar: 4.116
Konular: 484
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 1.265
594 Mesajına 1.244 Kere Teşekkür Edlidi
acemi - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Yabancı gözüyle pkk terör örgütü


TKP/ML ve PKK İÇİNDEKİ ERMENİLER
NEREDEN GELİYORLAR?
Hiçbir yerden gelmiyorlar. Gelmelerine de gerek yok. İçeride yeteri kadar vardır... Biraz açalım bu ifadeyi..
1915 yılında Osmanlı Devleti�ne karşı genel bir isyan başlatan Doğu ve Güneydoğu Ermenileri, Rusları da yanlarına olarak büyük katliamlar yapmaya ve Osmanlı ordusunu arkadan vurmaya başlayınca, yönetimde olan İttihat ve Terakki Hükümeti bir karar almak zorunda kalmıştır. Bu karara göre; Ermeniler topluca göç ettirilecek, böylece Doğu ve Güneydoğu�daki Kürt halkımız ve Ruslara karşı savaşan Osmanlı ordusu Ermeni katliamlarından kurtarılacaktı. 1915 yılında Ermeniler topluca göç ettirilirler. Bunlar Suriye ve Lübnan�a gönderilirler. Sayıları 2 milyon civarındadır. Bunların 50 bini göç yollarında hastalık, çatışma veya firar nedenleriyle kaybolmuştur.
Ermeniler�in tehciri sırasında göç kitlelerinden yaklaşık beş yüz bin kadar Ermeni yola çıkarılırken Doğu ve Güneydoğu Anadolu�nun dağlık yörelerinde kaçmışlardır. Bunlar Osmanlı askerlerinden kaçarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu�nun dağlarına sığınmışlardır. Pekiyi, nereleridir bu dağlık yerler? Onları da söyleyelim. Ermeniler�in tehcir sırasında, askerlerden kaçıp saklandıkları ya da sığındıkları yerler, aynı tarihlerde Osmanlı Devleti�ne karşı ayaklanma başlatmış olan ve devlet otoritesinin hiçbir zaman sağlanamadığı Alişan ve Koçgiri Aşireti�nin bulunduğu Dersim yöresidir.
Yani Şimdiki Tunceli, Muş ve Bitlis arasında kalan üçgen. İşte tehcirden kaçan azgın Ermeniler Osmanlı Devleti�ne isyan halinde olan bu yöredeki Alişan ve Koçgiri aşiretine ve köylere sığınmışlardır.
Devlet Dersim isyanlarını 1936 yılında tamamen bastırmıştır. Bu tarihe kadar Tunceli, Elazığ, Muş Varto, Bitlis ve Bingöl dağlarında çeşitli Kürt isyanları yaşanmıştır. Bu isyanların arkasında İngiliz İntelligence servisi vardır. Zaman içinde bu yörede devlet güçlenmiştir ama Tunceli, Bingöl Genç İlçesi, Elazığ Karakocan İlçesi ve Bitlis�in Kuzey bölgelerinden oluşan bu belalı coğrafyanın insanları tam olarak devletle bütünleştirilememiştir. Neden? Cumhuriyetin 70. yılını idrak ettiğimiz şu günlerde neden Tunceli, Bingöl ve Muş insanları devletle bütünleştirilememiştir? Ve neden kanlı, belâlı, hıyanet ve ihanet örgütleri ikide bir ellerini bu yöreye atmaktadırlar?
Çünkü bu yöredeki dağlık köylerde ve dağlarda dolaşan aşiretlerin arasında 1915 Ermeni tehcirinden kaçıp buralara sığınan çete artıklarının torunları var...
Bunlar isyan halinde olan Alişan ve Koçgiri aşiretlerine ve köylerine saklanıp sığındılar.
Aradan geçen zaman içinde bu sığıntılar yöre halkı ile kaynaşarak kimliklerini unutturdular ama asla ve asla varlıklarını, Türk�e olan kinlerini ve soylarını unutmadılar. Bir çoğumuz Tunceli, Muş, Bingöl ve Erzincan�ın dağlık bölgelerinde ve köylerinde yaşayan bu insanların farkında bile değildir. Bunların farkında olmak zaten mümkün değil. Çünkü isyanları bastıran devlet, buraları insanlarıyla birlikte bütünleştirmek amacıyla, yer ve insan adlarını Türkçeleştirmiştir. Bu beş yüz bin Ermeni de bu kampanya sırasında Ermenice adları bırakmıştır ve Türkçe adları almışlardır.
Zaman içinde bu Ermeni varlığı unutulmuş gitmiştir. Bunların önemli bir kısmı kendi halinde her türlü kavgadan uzak bir şekilde yaşama yolunu seçmişlerdir. Bizim sözümüz de onlara değildir. Tunceli�de dağ köylerini gezdiğimizde bu Ermeni köylerinin varlığını hayretle görmüştüm. Adları Türkçe ama refleks, adet, yaşantı ve dilleri farklıydı.
Ben Anadolu�da ermeni köyleri bulunduğunu bilmiyordum. Bu köyler Türkçe isimler almıştı. Ama Ermeni idiler. Bunların buralarda ne aradığını araştırdım. Sonunda bunların tehcir sırasında Osmanlı Devletinden kaçıp saklanan çeteci artıkların köyleri olduğunu anladım Tunceli/Hozat Nazimiye Ovacık, Pertek, Mazgirt, Muş/Bulanık, Bingöl/Genç, Bitlis/Mutki ve Elazığ/Karakoçan ilçelerinde daha böyle bir sürü Ermeni köyü gördüm. Gereğinde Türkçe ve Kürtçe konuşabilen Ermenilerdi bunlar.
İşte yöredeki bu Ermeni varlığı her zaman Türk devletinin bütünlüğü ve huzuru için bir rahatsızlık kaynağı olagelmiştir.
Adı geçen bu yöreler, her zaman bölücü ve yıkıcı örgütlerin terörist kaynağı ve saklanma yatağı olagelmiştir. Tunceli alevilerini ve Ermenilerini örgütlemek üzere kurulan TKP/ML Partizan, TİKKO ve DABK gibi örgütlerin lider kadroları hep bu yöre Ermenilerinden çıkmıştır. Örneğin: TMP/ML militanı Ohannes Bakırcıyan, Garbis Altınoğlu, Agop Aslan, Dikran Semerciyan... Melkon Kaşkal... Bu militanlar Tunceli, Karakoçan ve Varto�ludurlar.
PKK�nın Tunceli, Muş ve Elazığ gruplarının başına Ermeni asıllı militanlar getirilince, yöre halkının bu kesimleri PKK�ya kaydı. Yöredeki Ermeni asıllı gençler artık PKK�ya geçmiştir. TKP/ML�deki Ermeniler çoğunlukla PKK�ya geçmişlerdir. 34 silahsız eri Bingöl�de şehit eden azgın grup, bu Ermeniler�in içinde olduğu Şemdin Sakık grubudur. Sakıklar ermeni bir aşiretin uzantısıdırlar.
Bugün Van�ın Çatak ve Gürpınar, ilçelerinde on sekiz tane Ermeni köyü vardır.
(daha sonra kaldığım yerden devam...)
__________________
tövbekar iktisatçı!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
acemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.04.08, 22:53   #8
sremmo
Bizden Biri
 
sremmo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.04.08
Nerden: Beylikdüzü- İstanbul
Mesajlar: 1.505
Konular: 102
Ruh Halim:

Ettiği Teşekkür: 383
118 Mesajına 381 Kere Teşekkür Edlidi
Red face Cevap: Yabancı gözüyle pkk terör örgütü


şırnak köy korucularından birinden duymuştum?
bu pkk nerden buluyor bu kadar para pulu deyince Zamanında bizim burada kestiğimiz ermenilerin( sözde ermeni katliamı) torunları avrupadan gönderiyor demişti.ne o adam o kadar kelimeyi yan yana koyup böyle bi cümle kurabilecek kadar yeterliydi ne de o kelimeleri açıp okuyacak kadar bilinçli.sadece köyünde yapılan pkk propagandasından etkilenmişti.sen ben otururken yerimizde adam köye inip halkı yanına çekme derdinde.miyonerce davranmak şart bunlara.devlete millete gözü kapalı inanmış misyonerler yetiştirmek lazım.bence
__________________
İhmale Gelmezzzz
sremmo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler
Alt 13.04.09, 00:44   #9
ayyıldız
Yeni Üye
 
ayyıldız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.06.08
Nerden: yozgat
Mesajlar: 49
Konular: 0

Ettiği Teşekkür: 42
1 Mesajına 1 Kere Teşekkür Edildi
Standart Cevap: Yabancı gözüyle pkk terör örgütü


Sremmoya Katılıyorum,bende Aynısını Duymuştum.çok Yazık...
__________________
yiğidin harman olduğu yerden
ayyıldız isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:30 .


Powered by vBulletin Version 3.6.4 Copyright ©2000 - 2006, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
263, 266, 267, 268, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 298, 222, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 371, 370, 336, 337, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 295, 246, 247, 248, 249, 250, 299, 252, 292, 291, 296, 297, 301, 300, 213, 293, 289, 264, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 302, 294, 303, 288, 287, 314, 322, 308, 338, 310, 312, 313, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 330, 331, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 376, 377, 263, 266, 267, 268, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 298, 222, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 371, 370, 336, 337, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 295, 246, 247, 248, 249, 250, 299, 252, 292, 291, 296, 297, 301, 300, 213, 293, 289, 264, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 302, 294, 303, 288, 287, 314, 322, 308, 338, 310, 312, 313, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 330, 331, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 376, 377, 263, 266, 267, 268, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 298, 222, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 371, 370, 336, 337, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 295, 246, 247, 248, 249, 250, 299, 252, 292, 291, 296, 297, 301, 300, 213, 293, 289, 264, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 302, 294, 303, 288, 287, 314, 322, 308, 338, 310, 312, 313, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 330, 331, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 376, 377,